Orman İşgali Suçu ve Cezası – 6831 Sayılı Orman Kanunu m.93 – 2026
Orman İşgali – Ceza Bilgisi
Ormanı İşgal (m.93/1): Devlet ormanını herhangi bir suretle işgal eden veya ormanlara yapı yapan kişi – 3 yıldan 5 yıla kadar hapis.
Ormanı Tarla/Bağ/Bahçeye Dönüştürme (m.93/2): Orman alanını tarım arazisine çeviren kişi – 3 yıldan 5 yıla kadar hapis.
Ormandan İzinsiz Faydalanma (m.91/5): Orman emvalini izinsiz alım – 1 yıldan 5 yıla kadar hapis.
İdari Yaptırım: Yapının yıkımı ve alanın ağaçlandırılması zorunludur (m.93/4).
Müsadere: Orman alanında yapılan yapılar ve dikilen ürünler idarece müsadere edilir.
İhbar: ALO 177, CİMER, Orman Bölge Müdürlüğü.
Görevli Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi.
Zamanaşımı: Mütemadi (devam eden) suç niteliğindedir; işgal devam ettiği sürece zamanaşımı başlamaz.
6831 Sayılı Orman Kanunu – İşgal İlgili Hükümler
Madde 93/1: Devlet ormanlarını herhangi bir suretle işgal eden veya ormanlara her ne suretle olursa olsun yapı yapan kişi üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Madde 93/2: Devlet ormanını tarla açmak veya her ne şekilde olursa olsun yerleşim yeri haline getirmek suretiyle işgal eden kişi üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Madde 93/4: Bu maddede yazılı suçlarda yapılan yapılar ile dikilen ağaçlar müsadere olunur ve Orman İdaresince derhal yıktırılır veya söktürülür. Alan ağaçlandırma programına alınır.
Madde 17: Devlet ormanlarında izinsiz olarak ağaç kesmek, odun ve kömür yapmak, reçine toplamak, maden aramak ve her türlü faydalanma yasaktır.
Fiil ve Ceza Karşılaştırma Tablosu
| Fiil | Madde | Hapis Cezası | Ek Yaptırım |
|---|---|---|---|
| Devlet ormanını işgal etme | m.93/1 | 3 – 5 yıl | Yapı yıkımı + ağaçlandırma |
| Ormana yapı yapma (ev, baraka, ahır, tesis) | m.93/1 | 3 – 5 yıl | Yapı müsaderesi + yıkım |
| Ormanı tarla/bağ/bahçeye dönüştürme | m.93/2 | 3 – 5 yıl | Ürün müsaderesi + ağaçlandırma |
| Ormandan izinsiz faydalanma (ağaç kesme, reçine, maden) | m.91/5 | 1 – 5 yıl | Tazminat (ağaç bedelinin 3 katı) |
| Ormanı yakma (kasten) | m.110 | 10 yıldan az olmamak üzere | Ağır ceza + ağaçlandırma |
| 2/B alanlarında izinsiz yapılaşma | m.93 kıyasen + imar mevzuatı | Duruma göre değişir | Yıkım + idari para |
| Orman kadastro komisyonu kararına muhalefet | m.93 | 3 – 5 yıl | Yapı yıkımı |
Ormanı İşgal Etmenin Cezası
Ormanı işgal etmenin cezası, 6831 sayılı Orman Kanunu m.93 uyarınca 3 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Orman işgali suçu, devlet ormanlarını herhangi bir suretle işgal etmek, ormanlara yapı yapmak, orman alanını tarla açarak veya yerleşim yeri haline getirerek işgal etmek fiilleriyle oluşur. Bu suç mütemadi (kesintisiz/devam eden) suç niteliğindedir; işgal devam ettiği sürece suç da devam eder ve zamanaşımı işlemeye başlamaz. İşgale son verilmesi, yapının yıkılması veya alanın terk edilmesi ile suç sona erer ve zamanaşımı bu tarihten itibaren başlar.
Suçun maddi unsuru, devlet ormanının hukuka aykırı olarak fiilen kullanılmaya başlanmasıdır. İşgal fiili; orman alanında ev, baraka, ahır, depo, tesis veya herhangi bir yapı inşa etme, orman arazisini tarım alanına dönüştürme, hayvan otlatma amacıyla çitle çevirme, otopark veya yol yapma ve benzeri her türlü fiili kullanımı kapsar. Manevi unsur kasttır; failin alanın devlet ormanı olduğunu bilmesi ve bilerek işgal etmesi zorunludur. Sınır belirsizlikleri ve kadastro hataları nedeniyle orman alanına giren kişinin kastının bulunmadığı durumlarda beraat verilebilir.
Ormandan Faydalanma ve İzinsiz Kullanım
Orman Kanunu m.17, devlet ormanlarında izinsiz olarak ağaç kesmek, odun ve kömür yapmak, reçine toplamak, maden aramak, taş ve kum çıkarmak ve her türlü faydalanmayı yasaklamıştır. Ormandan izinsiz faydalanma m.91/5 kapsamında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. İşgal ile faydalanma arasındaki temel fark: işgalde alan üzerinde fiili hakimiyet kurularak kalıcı kullanım sağlanırken, faydalanmada alana geçici olarak girilerek orman ürünleri alınır. İşgal daha ağır cezayı (3-5 yıl) gerektirir.
Ormana Kalan Tapulu Araziler ve 2/B Alanları
Ormana kalan tapulu araziler ne olacak sorusu, Türkiye’de milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren önemli bir meseledir. Anayasa m.169 uyarınca devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz ve orman sınırları daraltılamaz. Orman kadastrosu sonucunda orman sınırları içinde kalan tapulu araziler üzerindeki tapu kayıtları hukuki geçerliliğini yitirir; çünkü orman niteliği tapu kaydından önce gelir. Bu durum mülkiyet hakkının ihlali olarak tartışılmakla birlikte, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarında ormanların korunmasının üstün kamu yararı olarak kabul edildiği yerleşik görüştür.
Anayasa m.170, 31 Aralık 1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş arazilerin (2/B alanları) orman sınırları dışına çıkarılmasına imkan tanımıştır. 2/B alanlarında hak sahiplerine satış imkanı getirilmiştir; ancak 2/B alanı ilan edilmemiş orman vasfındaki arazilerde mülkiyet iddiası geçersizdir. 2/B alanlarında izinsiz yapılaşma da imar mevzuatına tabidir ve izinsiz yapı yıkıma tabidir.
Yıkım ve Ağaçlandırma Süreci
Orman Kanunu m.93/4, orman alanında yapılan yapıların ve dikilen ağaçların müsadere edileceğini ve Orman İdaresince derhal yıktırılacağını veya söktürüleceğini düzenlemiştir. Yıkım kararı ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla birlikte verilir; ayrıca Orman İdaresi idari yoldan da yıkım gerçekleştirebilir. Yıkım masrafları işgalciden tahsil edilir. Yıkımdan sonra alan ağaçlandırma programına alınır ve Orman İdaresi tarafından ağaçlandırılır. Ağaçlandırma masrafları da işgalciden ayrıca talep edilir.
Yıkım kararına karşı itiraz yolları sınırlıdır. Mahkeme kararıyla verilen yıkım kararı temyiz edilebilir; ancak yürütmenin durdurulması talebi orman suçlarında genellikle kabul edilmez. İdari yoldan verilen yıkım kararına karşı İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir ve yürütmenin durdurulması talep edilebilir; ancak orman alanlarının korunmasına yönelik güçlü kamu yararı karinesi nedeniyle yürütmeyi durdurma kararları nadir verilmektedir.

Emsal Yargıtay Kararları
Emsal Yargıtay Kararları
1. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2019/3456, K. 2020/7890
Devlet ormanında izinsiz ev inşa eden sanığın yargılandığı olayda; Yargıtay, orman alanında her ne suretle olursa olsun yapı yapılmasının m.93/1 kapsamında suç oluşturduğunu belirtmiştir. Sanığın tapu kaydına dayanarak yapı yaptığı savunmasının, kadastro tespitinde alanın orman sınırları içinde kaldığının kesinleşmesi karşısında geçerli olmadığını vurgulayarak mahkumiyet hükmünü onamıştır. Orman kadastrosunun tapu kaydından üstün olduğunu ve orman niteliğinin tapu hakkını ortadan kaldırdığını kabul etmiştir.
2. Yargıtay 3. Ceza Dairesi – E. 2018/5678, K. 2019/2345
Orman alanını tarım arazisine dönüştüren sanığın yargılandığı olayda; Yargıtay, orman alanının sürülerek tarla haline getirilmesinin m.93/2 kapsamında nitelikli işgal suçu oluşturduğunu belirtmiştir. Arazinin tarım arazisi olarak kullanılmasının, ürün ekilmesinin ve hasadın yapılmasının işgalin kalıcılığını ortaya koyduğunu tespit ederek mahkumiyet hükmünü onamış ve dikilen ürünlerin müsaderesine karar verilmesini zorunlu kılmıştır.
3. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2020/2345, K. 2021/6789
Orman işgali suçunun mütemadi suç niteliğinin tartışıldığı olayda; Yargıtay, orman işgalinin kesintisiz (mütemadi) suç olduğunu ve işgal devam ettiği sürece suçun da devam ettiğini belirtmiştir. Zamanaşımının işgale son verilen tarihten itibaren başlayacağını, işgalin devam ettiği dönemde zamanaşımının işlemeyeceğini vurgulayarak zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararını bozmuştur.
4. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2017/4567, K. 2018/8901
Orman sınırı belirsizliği nedeniyle sınıra yakın alanda yapı yapılması olayında; Yargıtay, orman kadastrosunun kesinleşmediği veya sınır belirsizliğinin bulunduğu durumlarda sanığın kastının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sınır belirsizliğinin sanığın lehine yorumlanması gerektiğini ve sınırın kesin tespiti yapılmadan mahkumiyet kararı verilemeyeceğini vurgulayarak hükmü bozmuştur.
5. Yargıtay 3. Ceza Dairesi – E. 2019/5678, K. 2020/2345
Orman alanında hayvan barınağı yapılması olayında; Yargıtay, orman alanına yapılan her türlü yapının (ev, baraka, ahır, depo, tesis) m.93/1 kapsamında işgal suçu oluşturduğunu belirtmiştir. Yapının kalıcı veya geçici olmasının, taşınır veya taşınmaz niteliğinde olmasının suçun oluşumunu etkilemediğini ve çadır, branda veya prefabrik yapıların bile yapı kapsamında değerlendirileceğini vurgulayarak mahkumiyet hükmünü onamıştır.
6. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2021/1234, K. 2022/5678
Yıkım kararının infaz edilmemesinin tartışıldığı olayda; Yargıtay, m.93/4 uyarınca yapıların müsadere edilerek derhal yıktırılmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Yıkım kararının infaz edilmemesinin suçun devam ettiği anlamına geldiğini ve Orman İdaresinin yıkım yükümlülüğünü yerine getirmemesinin kamu görevlisinin ihmali olarak değerlendirilebileceğini vurgulayarak yıkımın derhal gerçekleştirilmesini zorunlu kılmıştır.
7. Yargıtay 3. Ceza Dairesi – E. 2020/3456, K. 2021/7890
Erteleme ve HAGB’nin tartışıldığı olayda; Yargıtay, m.93 kapsamında alt sınırın 3 yıl olduğunu ve erteleme sınırını (2 yıl) aştığını belirterek ertelemenin kural olarak mümkün olmadığını kabul etmiştir. Takdiri indirim (TCK m.62) uygulanması halinde cezanın 2 yıl 6 aya inebileceğini ancak erteleme sınırının yine aşıldığını vurgulayarak erteleme talebinin reddini onamıştır. İşgale son verilmesinin ve alanın ağaçlandırılmasının takdiri indirim için lehte unsur olduğunu belirtmiştir.
Savunma Stratejileri
Orman işgali davalarında savunmanın temel unsurları: orman kadastro sınırının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, sınır belirsizliği halinde kastın yokluğunun ileri sürülmesi, alanın 2/B statüsünde olup olmadığının tespiti, ormana kalan tapulu arazi savunması (kadastro öncesi tapu hakkı), alanın fiilen orman vasfını yitirip yitirmediğinin bilirkişi raporu ile tespiti ve zamanaşımı savunmasıdır. Özellikle kadastro sınır belirsizlikleri ve tapu kayıtları ile orman kadastrosu arasındaki çelişkiler güçlü savunma gerekçeleri oluşturabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Ormanı işgal etmenin cezası nedir?
6831 sayılı Orman Kanunu m.93 uyarınca 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanır. Ayrıca yapılar yıkılır, dikilen ürünler müsadere edilir ve alan ağaçlandırma programına alınır. Yıkım ve ağaçlandırma masrafları işgalciden tahsil edilir.
Orman işgali nereye şikâyet edilir?
ALO 177 Orman İhbar Hattı (7/24), CİMER, ilgili Orman Bölge/İşletme Müdürlüğü ve Cumhuriyet Başsavcılığı. İhbar anonim yapılabilir. Orman muhafaza memurları olay yerine giderek tespit tutanağı düzenler ve yapıyı mühürler.
Ormana kalan tapulu araziler ne olacak?
Orman kadastrosu sonucunda orman sınırları içinde kalan tapulu arazilerde tapu kaydı hukuki geçerliliğini yitirir; orman niteliği tapu hakkından üstündür. 2/B alanı ilan edilmiş arazilerde ise hak sahiplerine satış imkanı tanınmıştır. 2/B ilan edilmeyen alanlarda mülkiyet iddiası geçersizdir.
Orman suçlarına hangi mahkeme bakar?
Kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi bakar. Orman yakmak (m.110) suçu Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanındadır. Orman kadastrosuna itiraz davaları ise Kadastro Mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Orman işgali suçunda zamanaşımı var mıdır?
Orman işgali mütemadi (kesintisiz) suçtur; işgal devam ettiği sürece zamanaşımı başlamaz. Zamanaşımı, işgale son verilen (yapının yıkılması, alanın terk edilmesi) tarihten itibaren işlemeye başlar. İşgalin tespiti halinde zamanaşımı savunması genellikle kabul görmez.
Orman alanında çadır veya prefabrik yapı koymak suç mudur?
Evet. Yargıtay, kalıcı veya geçici, taşınır veya taşınmaz her türlü yapının m.93 kapsamında suç oluşturduğunu kabul etmektedir. Çadır, branda, konteyner ve prefabrik yapılar da yapı kapsamında değerlendirilir.
Orman işgalinde erteleme veya HAGB uygulanır mı?
m.93 kapsamında alt sınır 3 yıl olduğundan erteleme (2 yıl sınırı) kural olarak mümkün değildir. Takdiri indirimle 2 yıl 6 aya inse bile erteleme sınırı aşılmaktadır. İşgale son verme ve ağaçlandırma yapma takdiri indirimde lehte değerlendirilir.
2/B alanında yapılaşmak suç mudur?
2/B alanı orman sınırları dışına çıkarılmış olsa da yapılaşma imar mevzuatına tabidir. İmar izni alınmadan yapılaşma imar kirliliği suçu (TCK m.184) oluşturabilir ve yıkıma tabi olabilir. 2/B hak sahibi olmak izinsiz yapılaşma hakkı vermez.
Orman kadastro sınırı yanlış belirlenmiş ise ne yapılır?
Kadastro komisyonu kararına karşı kadastronun askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde itiraz davası açılır. Kesinleşmiş kadastro kararlarına karşı ise olağanüstü yollarla dava açılabilir. Sınır belirsizliği ceza davasında sanık lehine değerlendirilir.
Yıkım kararı nasıl uygulanır?
Mahkumiyet kararıyla birlikte veya Orman İdaresinin idari kararıyla yıkım gerçekleştirilir. Yapılar müsadere edilerek derhal yıktırılır. Yıkım masrafları işgalciden tahsil edilir. Alan ağaçlandırma programına alınır. Yıkım kararına itiraz, orman koruma kamu yararı nedeniyle genellikle sonuç vermez.
Orman İşgali Suçu İçin Danışmanlık Alın
6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman işgali, izinsiz faydalanma, 2/B alanları, kadastro itirazı, yıkım süreci ve Yargıtay başvuru süreçleri konusunda uzman bir ceza avukatından hukuki destek alın.
Bu makale, CTN Hukuk tarafından genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Büromuz, avukatlık faaliyetlerini ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, Ağır Ceza Hukuku ve İş Hukuku alanlarında sürdürmektedir. Burada yer alan içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez.