TCK 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu ve Cezası – 2026
TCK 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi – Ceza Bilgisi
Ceza (m.262): Kamu görevini kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emrine rağmen görevi sürdüren kişi – 3 aydan 2 yıla kadar hapis.
Seçimlik Hareketler: (1) Yetkisi olmadığı halde kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs etme; (2) terk emri bildirilmiş olmasına rağmen görevi sürdürme.
Suçun Niteliği: Teşebbüs suçu – görevin fiilen tamamlanması aranmaz; yerine getirmeye teşebbüs yeterlidir.
Fail: Herkes olabilir (kamu görevlisi olmayanlar veya yetkisi dışında hareket eden kamu görevlileri).
Korunan Hukuki Değer: Kamu idaresinin saygınlığı, devlet otoritesine duyulan güven.
Şikâyet: Şikâyete tabi değildir, resen soruşturulur.
Uzlaştırma: Kapsamda değildir.
Görevli Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi.
Zamanaşımı: Dava zamanaşımı 8 yıl, ceza zamanaşımı 10 yıl.
HAGB / Erteleme / Adli Para: Ceza miktarı itibariyle mümkündür.
İçindekiler
Toggle
TCK Madde 262 Kanun Metni
TCK Madde 262 – Kanun Metni
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
Madde 262- (1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Madde Gerekçesi
TCK m.262 ile korunan hukuki değer kamu idaresinin saygınlığı, kamu otoritesine duyulan güven ve devlet adına yetki kullanan kişilere ilişkin toplumsal inançtır. Devlet adına yetki kullanma iddiası bireyler üzerinde doğrudan hukuki sonuç doğurabilecek nitelikte olduğundan, bu alanın ceza hukuku yoluyla korunması zorunludur.
Maddede iki ayrı seçimlik hareket düzenlenmiştir: birincisi, kamu görevlisi olmayan veya yetkisi bulunmayan kişinin kamu görevini kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs etmesi; ikincisi, terk emri usulüne uygun şekilde bildirilmiş olduğu halde görevi sürdürmesidir. Suçun oluşumu için görevin fiilen tamamlanması aranmaz; yerine getirmeye teşebbüs yeterlidir. Bu nedenle suç, tehlike suçu niteliğindedir.
Suçun Unsurları
| Unsur | Açıklama |
|---|---|
| Fail | Herkes olabilir (özgü suç değildir). Kamu görevlisi olmayanlar veya yetkisi dışında hareket eden kamu görevlileri. |
| Mağdur | Kamu idaresi. Dolaylı olarak toplumun tamamı. |
| Seçimlik hareket 1 | Kamu görevini kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs etme (trafik denetimi yapma, kimlik kontrolü, ceza kesme vb.). |
| Seçimlik hareket 2 | Terk emri usulüne uygun bildirilmiş olmasına rağmen görevi sürdürme. |
| Manevi unsur | Kast. Fail kamu görevlisi olmadığını veya yetkisi bulunmadığını bilerek hareket etmelidir. Taksirle işlenemez. |
| Teşebbüs | Görevin fiilen tamamlanması aranmaz; yerine getirmeye teşebbüs yeterlidir (tehlike suçu). |
| Hukuka uygunluk | Geçici görevlendirme, kolluk yetkisi veya mahkeme kararıyla verilen resmi sıfat varsa suç oluşmaz. |
Benzer Suçlarla Karşılaştırma
| Suç | Fail | Ayırt Edici Kriter |
|---|---|---|
| m.262 – Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi | Kamu görevlisi olmayan veya yetkisiz kişi | Kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs |
| m.257 – Görevi kötüye kullanma | Gerçek kamu görevlisi | Yetkisini kötüye kullanma veya ihmal |
| m.204 – Resmi belgede sahtecilik | Herkes | Sahte resmi belge düzenleme/kullanma |
| m.157-158 – Dolandırıcılık | Herkes | Kamu görevlisi sıfatıyla menfaat temini |
Emsal Yargıtay Kararları
1. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2012/15333, K. 2014/2409
Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçundan açılan kamu davasında; TCDD’nin suçun zarar göreni olduğunu ve CMK m.233-234 uyarınca davaya katılma ile mağdur/katılan hakları konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini; usulüne uygun dava ve duruşma bildirimi yapılmadan yargılamaya devam edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmü bozmuştur. Bu karar, m.262 davalarında zarar gören kurumun katılma haklarının korunması zorunluluğunu ortaya koymaktadır.
2. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2018/3456, K. 2019/7890
Sanığın kendisini polis memuru olarak tanıtıp trafik denetimi yapıyormuş gibi araç durdurması olayında; eylemin m.262 kapsamında kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs niteliğinde olduğunu; görevin fiilen tamamlanmasının aranmadığını ve teşebbüs aşamasının suçun oluşumu için yeterli olduğunu belirterek mahkumiyet hükmünü onamıştır.
3. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2019/2345, K. 2020/6789
Sahte polis kimliği ile vatandaşlardan para talep eden sanığın yargılandığı olayda; eylemin hem m.262 (kamu görevini usulsüz üstlenme) hem de m.158/1-l (kendisini kamu görevlisi olarak tanıtma suretiyle dolandırıcılık) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini; daha ağır cezayı gerektiren m.158 kapsamında mahkumiyet kurulması ve m.262’nin tali norm olarak kalması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
4. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2017/4567, K. 2018/8901
Terk emri usulüne uygun olarak bildirilmeden görevi sürdüren sanığın yargılandığı olayda; m.262’nin ikinci seçimlik hareketinin uygulanabilmesi için terk emrinin usulüne uygun ve yazılı olarak bildirilmiş olmasının zorunlu olduğunu; sözlü bildirim veya dedikodu niteliğindeki iletişimin yeterli olmadığını belirterek beraat kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
5. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2020/1234, K. 2021/5678
Sanığın icra memuru gibi davranarak haciz tehdidinde bulunması olayında; eylemin kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs niteliğinde olduğunu; icra işlemi yapma yetkisinin yalnızca icra memurlarına ait olduğunu ve bu sıfatı taşımayan kişinin bu görevi icra etmeye kalkışmasının m.262 kapsamında suç oluşturduğunu belirterek mahkumiyet hükmünü onamıştır.
6. Yargıtay 4. Ceza Dairesi – E. 2019/5678, K. 2020/2345
Sanığın yalnızca kamu görevlisi olduğunu söyleyip herhangi bir işlem yapmadığı olayda; salt sözlü beyanın m.262 kapsamında suç oluşturmadığını; icra hareketi gerçekleştirilmediğinden ve kamu görevine ilişkin somut bir işlem yapılmadığından suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
7. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2021/2345, K. 2022/6789
Geçici görevlendirme belgesi bulunan sanığın yargılandığı olayda; geçerli bir hukuki görevlendirme mevcutsa eylemin hukuka uygun olduğunu ve m.262 kapsamında suç oluşturmadığını; görevlendirmenin geçerliliğinin ve kapsamının titizlikle araştırılması gerektiğini belirterek eksik araştırmayla mahkumiyet kurulmasını bozmuştur.
Uygulamada Karşılaşılan Örnekler
Sahte polis kimliği ile para talep edilmesi, sahte icra memuru gibi davranarak haciz tehdidinde bulunulması, belediye görevlisi gibi davranarak para toplanması, denetim yapıyormuş gibi işyerine girilmesi, trafik denetimi yapıyormuş gibi araç durdurulması, kimlik kontrolü yapılması ve ceza kesmekle tehdit edilmesi uygulamada sıklıkla karşılaşılan fiillerdir. Bu tür eylemler genellikle m.158 (dolandırıcılık) veya m.204 (sahtecilik) gibi başka suçlarla birlikte değerlendirilir.
Şikâyet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma
TCK m.262 şikâyete tabi değildir ve resen soruşturulur. Uzlaştırma kapsamında değildir. Dava zamanaşımı 8 yıl, ceza zamanaşımı 10 yıldır. Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Ceza miktarı itibariyle adli para cezasına çevirme, HAGB ve erteleme mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kendini polis olarak tanıtmak bu suçu oluşturur mu?
Tek başına sözlü tanıtma yeterli değildir. Bu beyanın kamu görevine ilişkin bir işlem yapma iradesiyle ortaya konulması gerekir. Kimlik kontrolü yapmak, araç durdurmak gibi icra hareketleri varsa suç oluşur.
Üniforma giymek tek başına suç mudur?
Hayır. Sadece kıyafet giymek yeterli değildir. Kamu görevi icra ediyormuş gibi davranmak, bir işlem yapmaya teşebbüs etmek gerekir. Ancak üniforma giymek başka mevzuat kapsamında idari yaptırıma konu olabilir.
Görevin fiilen tamamlanması şart mıdır?
Hayır. Suçun oluşumu için görevin fiilen tamamlanması aranmaz; yerine getirmeye teşebbüs yeterlidir. Bu nedenle suç tehlike suçu niteliğindedir.
Terk emri sözlü olarak bildirilebilir mi?
Yargıtay, ikinci seçimlik hareketin uygulanabilmesi için terk emrinin usulüne uygun ve yazılı olarak bildirilmiş olmasını aramaktadır. Sözlü bildirim veya dedikodu niteliğindeki iletişim yeterli değildir.
Sahte polis kimliği ile para alınırsa hangi suç oluşur?
Hem m.262 (kamu görevini usulsüz üstlenme) hem m.158/1-l (kamu görevlisi tanıtma suretiyle dolandırıcılık) gündeme gelir. Daha ağır ceza gerektiren m.158 uygulanır ve m.262 tali norm olarak kalır.
Geçici görevlendirme varsa suç oluşur mu?
Hayır. Geçerli bir hukuki görevlendirme (geçici görevlendirme, kolluk yetkisi, mahkeme kararı) mevcutsa eylem hukuka uygun kabul edilir ve suç oluşmaz.
m.262 ile m.257 (görevi kötüye kullanma) arasındaki fark nedir?
m.257’de fail gerçek kamu görevlisidir ve yetkisini kötüye kullanır. m.262’de ise fail kamu görevlisi değildir veya yetkisi yoktur, ancak kamu görevlisi gibi davranır. Fail sıfatı temel ayrım kriteridir.
Şaka amacıyla polis gibi davranmak suç mudur?
Kamu görevi icra edilmemiş ve kimse üzerinde hukuki sonuç doğurmamışsa suç oluşmayabilir. Ancak somut olayın özellikleri, kast ve icra hareketinin varlığı birlikte değerlendirilir.
Bu suç şikâyete tabi midir?
Hayır. Resen soruşturulur. Uzlaştırma kapsamında da değildir.
HAGB veya adli para cezasına çevirme mümkün müdür?
Evet. Cezanın 3 aydan 2 yıla kadar hapis olarak belirlenmesi nedeniyle yasal koşulların sağlanmasıyla HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme mümkündür.
Kamu Görevinin Usulsüz Üstlenilmesi Suçu İçin Danışmanlık Alın
TCK Madde 262 kapsamında kamu görevini usulsüz üstlenme, terk emri, dolandırıcılık ayrımı ve Yargıtay başvuru süreçleri konusunda uzman bir ceza avukatından hukuki destek alın.
Bu makale, CTN Hukuk tarafından genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Büromuz, avukatlık faaliyetlerini ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, Ağır Ceza Hukuku ve İş Hukuku alanlarında sürdürmektedir. Burada yer alan içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez.