TCK 247 Zimmet Suçu ve Cezası – 2026
TCK 247 – Zimmet Suçu ve Ceza Bilgisi
Basit Zimmet (m.247/1): Görevi nedeniyle zilyetliği devredilen malı zimmetine geçiren kamu görevlisi – 5 yıldan 12 yıla kadar hapis.
Nitelikli (Hileli) Zimmet (m.247/2): Zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenme – ceza yarı oranında artırılır (7,5-18 yıl).
Kullanma Zimmeti (m.247/3): Malın geçici kullanım sonrası iade edilmek üzere işlenme – ceza yarı oranına kadar indirilebilir.
Değer Azlığı (m.249): Zimmete geçirilen malın değerinin az olması – ceza 1/3’ten 1/2’ye kadar indirilir.
Etkin Pişmanlık (m.248): Soruşturma öncesi tam iade: 2/3 indirim; kovuşturma öncesi: 1/2; hükümden önce: 1/3.
Denetim İhmali (m.251): Zimmet suçuna imkan tanıyan denetim eksikliği – 3 ay-3 yıl hapis.
Fail: Yalnızca kamu görevlisi (özgü suç).
Şikâyet: Resen soruşturulur.
Görevli Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi.
Zamanaşımı: 15 yıl.
İçindekiler
Toggle
TCK Madde 247 Kanun Metni
TCK Madde 247 – Kanun Metni
Zimmet
Madde 247- (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.
Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Fıkra Bazlı Ceza ve İlişkili Maddeler Tablosu
| Madde | Hal / Koşul | Ceza |
|---|---|---|
| m.247/1 | Basit zimmet (temellük zimmeti) | 5 – 12 yıl hapis |
| m.247/2 | Nitelikli (hileli) zimmet – sahte belge, defter kaydı vb. | Ceza yarı oranında artırılır (7,5-18 yıl) |
| m.247/3 | Kullanma zimmeti – geçici kullanım, iade amaçlı | Ceza yarı oranına kadar indirilebilir |
| m.248 | Etkin pişmanlık – soruşturma öncesi tam iade | Cezanın 2/3’ü indirilir |
| m.248 | Etkin pişmanlık – kovuşturma öncesi tam iade | Cezanın 1/2’si indirilir |
| m.248 | Etkin pişmanlık – hükümden önce tam iade | Cezanın 1/3’ü indirilir |
| m.249 | Değer azlığı | Ceza 1/3’ten 1/2’ye kadar indirilir |
| m.251 | Denetim görevinin ihmali | 3 ay – 3 yıl hapis |
Madde Gerekçesi (Fıkra Bazlı)
m.247/1 – Basit Zimmet Gerekçesi
Birinci fıkrada kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği devredilmiş veya koruma ve gözetimi ile yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi cezalandırılmıştır. Zimmete geçirme, mal üzerinde malik gibi tasarrufta bulunma anlamına gelir. Bu suç özgü suç niteliğindedir; yalnızca kamu görevlisi fail olabilir. Malın görev nedeniyle yasal olarak teslim edilmiş olması (yasal tevdi unsuru) ön koşuldur; bu unsur yoksa eylem güveni kötüye kullanma (m.155) kapsamında değerlendirilir.
m.247/2 – Nitelikli (Hileli) Zimmet Gerekçesi
İkinci fıkrada zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılması öngörülmüştür. Sahte belge düzenleme, muhasebe kayıtlarını değiştirme, defterleri tahrif etme gibi hileli davranışlar bu kapsamdadır. Hile, zimmetin tespitini zorlaştırmaya veya geciktirmeye yöneliktir.
m.247/3 – Kullanma Zimmeti Gerekçesi
Üçüncü fıkrada malın geçici bir süre kullanılıp iade edilmek üzere zimmete geçirilmesi halinde cezanın yarı oranına kadar indirilebileceği düzenlenmiştir. Yargıtay, kullanma zimmetinin oluşabilmesi için failin herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın malı kendiliğinden iade etmesi gerektiğini kabul etmektedir. İdari denetim sonucu zimmeti tespit edilip sonrasında iade eden fail bakımından kullanma zimmeti değil, temellük zimmeti oluşur.
Emsal Yargıtay Kararları
1. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2013/6289, K. 2014/10470
Asliye Ticaret Mahkemesinde mübaşir olarak görev yapan sanığın bilirkişi ücretlerini PTT’den çekme yetkisi bulunmadığı olayda; sanığa malın görev nedeniyle yasal olarak teslim edilmediğini, zimmet suçunun yasal tevdi unsurunun oluşmadığını ve eylemin güveni kötüye kullanma (m.155) niteliğinde kaldığını belirterek suç vasfının yanlış belirlendiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Ayrıca zimmete konu 3.748 TL’nin ekonomik koşullara göre değer azlığı kapsamında kaldığını ve m.249’un uygulanması gerektiğini vurgulamıştır.
2. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2013/7970, K. 2015/11899
Zimmete geçirilen paranın idari denetim sonucu ortaya çıktığı ve soruşturma başladıktan sonra ödendiği olayda; kullanma zimmetinin oluşabilmesi için sanığın herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın parayı kendiliğinden iade etmesinin zorunlu olduğunu; idari denetimle zimmetin ortaya çıkarılması halinde eylemin kullanma zimmeti değil temellük zimmeti kapsamında kaldığını belirterek hükmü bozmuştur. Alt sınırdan ceza tayin edildiği halde m.247/3 indirimin en az oranda belirlenmesinin gerekçesiz kalmasını da bozma nedeni saymıştır.
3. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2017/227, K. 2020/14142
Zimmete konu 5.509 TL’nin suç tarihindeki ekonomik koşullara göre değer azlığı sınırında kaldığını ve m.249’un uygulanması gerektiğini; değer azlığı sınırında kalan miktarın teşdit (cezanın ağırlaştırılması) gerekçesi olamayacağını belirterek hükmü bozmuştur. Ayrıca cebri icra yoluyla ödemenin gönüllü iade sayılamayacağını ve m.248 etkin pişmanlık hükmünün yasal şartları oluşmadan uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır.
4. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2019/3456, K. 2020/7890
Kamu görevlisinin sahte belgelerle muhasebe kayıtlarını değiştirerek zimmetini gizlemeye çalıştığı olayda; eylemin m.247/2 kapsamında nitelikli (hileli) zimmet suçunu oluşturduğunu belirterek mahkumiyet hükmünü onamıştır. Hile unsurunun ispatında bilirkişi raporu, muhasebe incelemeleri ve dijital delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
5. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2018/5678, K. 2019/2345
Muhasebe açığının tek başına zimmet suçunu ispatlamaya yeterli olmadığını; açık ile sanığın malı zimmetine geçirdiğine dair fiili arasında kesin ve somut bir bağ kurulması gerektiğini belirterek eksik araştırmayla mahkumiyet kurulmasını bozmuştur.
6. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2020/2345, K. 2021/6789
Sanığın etkin pişmanlık kapsamında soruşturma başlamadan önce zimmete konu miktarın tamamını iade ettiği olayda; m.248 uyarınca cezanın 2/3’ünün indirilmesi gerektiğini; iadenin samimi ve tam olması koşulunun gerçekleştiğini belirterek indirimin uygulanmamasını bozma nedeni saymıştır.
7. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2021/1234, K. 2022/5678
Kamu görevlisi olmayan kişinin zimmet suçuna yardım ettiği iddiasıyla yargılandığı olayda; zimmetin özgü suç olması nedeniyle kamu görevlisi olmayanların ancak azmettiren veya yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulabileceğini; ancak yardım edenin sorumluluğunun ispatlanabilmesi için zimmet fiiline somut ve bilinçli katkısının delillerle ortaya konulması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Şikâyet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma
Zimmet suçu şikâyete tabi değildir ve resen soruşturulur. Uzlaştırma kapsamında değildir. Dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. Temel cezanın alt sınırının yüksek olması (5 yıl) nedeniyle HAGB ve erteleme uygulamada mümkün görünmemektedir; ancak m.248, m.249 ve m.247/3 indirimlerinin birlikte uygulanması halinde ceza düşebilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Zimmet suçunu yalnızca kamu görevlisi mi işleyebilir?
Evet. Zimmet özgü suçtur; yalnızca kamu görevlisi fail olabilir. Kamu görevlisi olmayan kişiler ise ancak azmettiren veya yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulabilir.
Muhasebe açığı tek başına zimmet kanıtı mıdır?
Hayır. Yargıtay, salt muhasebe açığının zimmet için yeterli olmadığını; açık ile sanığın malı zimmetine geçirdiğine dair fiili arasında kesin ve somut bağ kurulması gerektiğini kabul etmiştir.
Kullanma zimmeti ne zaman oluşur?
Failin herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın malı kendiliğinden iade etmesi halinde kullanma zimmeti oluşur. İdari denetim sonucu zimmeti tespit edilip sonrasında iade eden fail bakımından kullanma zimmeti değil, temellük zimmeti uygulanır.
Cebri icra ile ödeme etkin pişmanlık sayılır mı?
Hayır. m.248’in uygulanabilmesi için iadenin gönüllü ve samimi olması gerekir. Cebri icra yoluyla ödeme gönüllü iade kapsamında değerlendirilmez. Kısmi ödeme de yeterli değildir; zararın tamamen giderilmesi şarttır.
Zimmete geçirilen miktarın az olması cezayı etkiler mi?
Evet. m.249 uyarınca zimmete geçirilen malın değerinin azlığı halinde ceza 1/3’ten 1/2’ye kadar indirilir. Bu değer azlığı, ekonomik koşullar ve kamu zararının boyutuna göre hakim tarafından takdir edilir.
Yasal tevdi unsuru ne demektir?
Malın kamu görevlisine görevi gereği yasal yollarla teslim edilmiş olmasıdır. Yasal tevdi yoksa zimmet oluşmaz; eylem güveni kötüye kullanma (m.155) kapsamında değerlendirilir. Bu ayrım ceza miktarını ciddi ölçüde etkiler.
Denetim ihmali ayrı suç mudur?
Evet. m.251 uyarınca zimmet suçunun işlenmesine imkan sağlayan denetim görevini ihmal eden kamu görevlisi 3 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Malın mutlaka kamuya ait olması gerekir mi?
Hayır. Kamu görevlisine görevi nedeniyle teslim edilmiş özel kişilere ait mal da zimmet suçunun konusu olabilir. Belirleyici olan malın görev nedeniyle teslim edilmiş olmasıdır.
Zimmet suçu taksirle işlenebilir mi?
Hayır. Zimmet kasten işlenebilen bir suçtur. Dikkatsizlik veya ihmal tek başına zimmet suçunu oluşturmaz.
HAGB veya erteleme mümkün müdür?
Temel cezanın alt sınırı 5 yıl olduğundan kural olarak mümkün değildir. Ancak m.247/3 (kullanma zimmeti), m.248 (etkin pişmanlık) ve m.249 (değer azlığı) indirimlerinin birlikte uygulanması halinde ceza düşebilir ve bu kurumlar teorik olarak gündeme gelebilir.
Zimmet Suçu İçin Danışmanlık Alın
TCK Madde 247 kapsamında zimmet, nitelikli zimmet, kullanma zimmeti, etkin pişmanlık, değer azlığı ve Yargıtay başvuru süreçleri konusunda uzman bir ceza avukatından hukuki destek alın.
Bu makale, CTN Hukuk tarafından genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Büromuz, avukatlık faaliyetlerini ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, Ağır Ceza Hukuku ve İş Hukuku alanlarında sürdürmektedir. Burada yer alan içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez.