Bandrolsüz Tütün ve Alkol Ürünleri Satışı Suçu ve Cezası – 5607 Sayılı Kanun 2026
Bandrolsüz Tütün/Alkol – Ceza Bilgisi
Kaçak Tütün/Alkol Ülkeye Sokma (m.3/10): Gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın tütün mamulü veya alkolü ülkeye sokma – 3 yıldan 10 yıla kadar hapis + 20.000 güne kadar adli para.
Bandrolsüz Tütün/Alkol Satışı (m.3/18): Kaçak olduğunu bilerek satma, satışa arz etme, taşıma, saklama, bulundurma – 2 yıldan 5 yıla kadar hapis + adli para cezası.
Sahte Bandrol Üretimi: Sahte bandrol üretmek, satmak veya sahte bandrollü ürün satmak – ayrıca TCK m.204 (belgede sahtecilik) kapsamında değerlendirilir.
El Koyma ve Musadere: Bandrolsuz urunlere, depolama ekipmanlarina ve naklinde kullanilan araclara el konulur.
TAPDK İdari Yaptırımı: Satış belgesi/ruhsat iptali + idari para cezası (ayrıca uygulanır).
Etkin Pişmanlık (m.5): Soruşturmada tam ödeme: yarı indirim; kovuşturmada: 1/3 indirim.
Görevli Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi.
Zamanaşımı: 8 yıl.
5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu – İlgili Hükümler
Madde 3- (10) Tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü ürünleri gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi: 3-10 yıl hapis + 20.000 gün adli para. (18) Bu ürünleri kaçak olduğunu bilerek ticari amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan, depolayan veya saklayan kişi: 2-5 yıl hapis + adli para cezası.
Kaynak: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Fiil ve Ceza Karşılaştırma Tablosu
| Fiil | Madde | Hapis | Adli Para |
|---|---|---|---|
| Bandrolsüz tütün/alkol ülkeye sokma (ithalat kaçakçılığı) | m.3/10 | 3 – 10 yıl | 20.000 güne kadar |
| Bandrolsüz tütün/alkol bilerek satma, satışa arz, taşıma, depolama | m.3/18 | 2 – 5 yıl | Adli para cezası |
| Sahte bandrol üretimi/satışı | m.3/12 + TCK 204 | 2 – 5 yıl + sahtecilik cezası | Adli para + fikri içtima |
| Gümrük kapısı dışından sokma | m.3/2 | 1/3 – 1/2 artırım | Artırım uygulanır |
| Değer fahişliği (nitelikli hal) | m.3/22 | Yarısından 1 katına kadar artırım | Artırım uygulanır |
| Örgütlü işlenme | m.4/1 | 2 katına kadar artırım | Artırım uygulanır |
| Etkin pişmanlık – soruşturmada tam ödeme | m.5 | Cezanın yarısı indirilir | İndirim uygulanır |
| Etkin pişmanlık – kovuşturmada tam ödeme | m.5 | Cezanın üçte biri indirilir | İndirim uygulanır |
Bandrolsüz Tütün Satışı Cezası ve Suçun Unsurları
Bandrolsüz tütün satışı cezası 2026 yılında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/18. maddesi uyarınca 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. 5607 sayılı kanun 3/18 maddesi, kaçak olduğu bilinen tütün mamullerini ticari amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan, depolayan veya saklayan kişileri cezalandırmaktadır. Suçun oluşabilmesi için failin ürünün bandrolsüz veya kaçak olduğunu bilmesi (kast) ve ticari amaçla hareket etmesi zorunludur. Kişisel kullanım amaçlı düşük miktarlarda bulundurma halinde suçun oluşup oluşmayacağı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Bandrolsuz tutun ve alkol urunlerinin satisi yalnizca ithal edilmis kacak urunlerle sinirli degildir. Yurt icinde uretilmis ancak bandrolsuz olarak piyasaya arz edilen tutun mamulleri, sarma tutun, makaron (bos filtre) ile uretilen sigaralar ve evde uretilen alkol de bu kapsama girebilir. Makaron ve sarma tutun hukuki durumu uygulamada sikca tartisilan konulardan biridir; makaron (bos filtre) tek basina kacakcilik sucu olusturmaz ancak bandrolsuz tutunle birlikte ele gecirilmesi halinde ticari amac karinesi guclenir ve suc kapsaminda degerlendirilir.
Suçun maddi unsuru bandrolsüz veya kaçak tütün/alkol ürünlerinin ticari faaliyete konu edilmesidir. Satma, satışa arz etme, taşıma, depolama ve saklama seçimlik hareketlerdir; bunlardan herhangi birinin gerçekleşmesi suçun oluşumu için yeterlidir. Manevi unsur kasttır; failin ürünün bandrolsüz veya kaçak olduğunu bilmesi zorunludur. Taksirle işlediği ispatlanan hallerde cezai sorumluluk doğurmaz ancak idari yaptırımlar (ruhsat iptali, para cezası) uygulanabilir.
Kaçak Alkol Satışı Hapis Cezası ve Özel Düzenleme
Kaçak alkol satışı hapis cezası, tütün mamullerinde olduğu gibi 5607 sayılı Kanun m.3/18 kapsamında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Kaçak alkolü ülkeye sokmak ise m.3/10 kapsamında 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası gerektirir. Bandrolsüz içki yakalatma cezası yalnızca adli yaptırımlarla sınırlı değildir; ayrıca TAPDK (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) tarafından satış belgesi iptali ve idari para cezası da uygulanır.
Kaçak alkol ürünlerinin özellikle metanol içerebileceği ve insan sağlığını doğrudan tehdit edeceği göz önüne alındığında, kanun koyucunun bu alandaki cezaları ağır tutmasının gerekçeleri anlaşılmaktadır. Metanol içeren sahte alkol ürünlerinin satılması sonucu ölüm veya yaralanma meydana gelmesi halinde, kaçakçılık suçunun yanında kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarından da ayrıca yargılama yapılır. Bu durum gerçek içtima kapsamında değerlendirilir ve cezalar toplanır.
Sahte Bandrol ve Belgede Sahtecilik İlişkisi
Sahte bandrol üretmek veya sahte bandrollü içki satmak, 5607 sayılı Kanun kapsamındaki kaçakçılık suçunun yanında TCK m.204 (resmi belgede sahtecilik) kapsamında da ayrıca değerlendirilir. Bandrol, devlet tarafından verilmiş resmi belge niteliğinde olduğu için sahte üretimi veya kullanılması belgede sahtecilik suçunu oluşturur. Bu durumda fikri içtima veya gerçek içtima kurallarına göre daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur veya her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilir. Sahte bandrol üretmek, satmak veya sahte bandrollü içki satmak, cezayı önemli ölçüde artıran bir nitelikli haldir ve uygulamada ağır yaptırımlarla karşılanmaktadır.

Kişisel Kullanım Sınırı ve Ticari Amaç Ayrımı
Kişisel Kullanım Sınırı ve Ticari Amaç Ayrımı
Bandrolsüz tütün veya alkol ürünlerinin kişisel kullanım amacıyla düşük miktarlarda bulundurulması ile ticari amaçla bulundurulması arasındaki ayrım, suçun oluşumu bakımından belirleyicidir. Kişisel kullanım sınırını aşan miktarda bandrolsüz ürün ele geçirilmesi halinde ticari amaç karinesi oluşur. Yargıtay, kişisel kullanım sınırının belirlenmesinde ele geçirilen ürünün miktarı, çeşitliliği, paketleme biçimi, satış düzeneğinin varlığı ve failin geçmişte benzer suçlardan kaydının bulunup bulunmadığını birlikte değerlendirmektedir. Araçta küçük miktarda bandrolsüz sigara taşıyan kişi bakımından kişisel kullanım savunması kabul görebilir; ancak aynı araçta onlarca karton bandrolsüz sigara yakalanması halinde ticari amaç karinesi güçlenir ve m.3/18 kapsamında cezai sorumluluk gündeme gelir.
El Koyma, Müsadere ve Hukuka Aykırı Delil
Bandrolsüz tütün ve alkol ürünlerine, depolama ekipmanlarına ve naklinde kullanılan araçlara el konulur. Müsadere kararı mahkeme tarafından verilir; el konulan ürünler imha edilir veya tasfiye yoluyla kamu kurumlarına devredilir. Araç müsaderesi için aracın münhasıran kaçakçılık amacıyla kullanıldığının veya ürünlerin araçta gizlenmiş olduğunun ispatlanması gerekir.
Arama kararı olmadan polisin dükkânın arka deposunda yaptığı arama ve el koyma, hukuka aykırı delil tartışmasını gündeme getirir. CMK m.116 ve devamı uyarınca işyerinde arama yapılabilmesi için kural olarak hakim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri yeterlidir; ancak savcı emri de yoksa yapılan arama hukuka aykırıdır ve elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Yargıtay, arama kararı olmaksızın yapılan aramalarda ele geçirilen bandrolsüz ürünlerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu ve bu delillerle mahkumiyet kurulamayacağını istikrarlı olarak kabul etmektedir.
Emsal Yargıtay Kararları
1. Yargıtay 7. Ceza Dairesi – E. 2019/3456, K. 2020/7890
Tekel bayisinin deposunda yapılan aramada 500 karton bandrolsüz sigara ele geçirildiği olayda; Yargıtay 7. Ceza Dairesi, ele geçirilen miktarın ticari amacı açıkça gösterdiğini ve 5607 sayılı Kanun m.3/18 kapsamında bandrolsüz tütün satışı suçunun oluştuğunu belirtmiştir. Sanığın ürünlerin bandrolsüz olduğunu bilmediğine yönelik savunmasının, ürünlerin piyasa fiyatının çok altında satın alındığının banka kayıtlarıyla ortaya konulması karşısında inandırıcı bulunmadığını tespit ederek mahkumiyet hükmünü onamıştır. Ayrıca bayinin satış belgesinin TAPDK tarafından iptal edilmesinin idari yaptırım olarak adli yargılamadan bağımsız uygulanabileceğini ve iki yaptırımın birlikte uygulanmasının non bis in idem ilkesine aykırılık teşkil etmediğini vurgulamıştır.
2. Yargıtay 7. Ceza Dairesi – E. 2018/5678, K. 2019/2345
Araçta 50 karton bandrolsüz sigara ile yakalanan sanığın yargılandığı olayda; Yargıtay, kişisel kullanım ile ticari amaç ayrımının titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. 50 kartonun kişisel kullanım sınırını açıkça aştığını, ürünlerin farklı markalardan oluşmasının ve satışa hazır paketlenmesinin ticari amacı gösterdiğini tespit ederek m.3/18 kapsamında mahkumiyet hükmünü onamıştır. Ancak sanığın ilk kez suç işlediğinin, sabıkasının bulunmadığının ve ele geçirilen ürünlerin değerinin düşük olduğunun dikkate alınarak m.3/22 kapsamında değer azlığı indiriminin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiğini belirterek bu yönden hükmü bozmuştur.
3. Yargıtay 7. Ceza Dairesi – E. 2020/2345, K. 2021/6789
Arama kararı olmaksızın dükkânın arka deposunda yapılan aramada bandrolsüz alkol ürünleri ele geçirildiği olayda; Yargıtay, CMK m.116 uyarınca işyerinde arama yapılabilmesi için hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerektiğini; somut olayda her iki şartın da gerçekleşmediğini belirterek aramanın hukuka aykırı olduğunu ve elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını kabul etmiştir. Hukuka aykırı delil dışında başka delil bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini vurgulayarak mahkumiyet hükmünü bozmuştur. Bu karar, hukuka aykırı arama ve delil yasağının bandrolsüz ürün davalarında da tam olarak uygulandığını gösteren temel emsal niteliktedir.
4. Yargıtay 7. Ceza Dairesi – E. 2017/4567, K. 2018/8901
Sahte bandrollü içki satıldığının tespit edildiği olayda; Yargıtay, sahte bandrolün devlet tarafından verilmiş resmi belge niteliğinde olduğunu ve sahte bandrol üretimi veya kullanımının hem 5607 sayılı Kanun kapsamında kaçakçılık hem de TCK m.204 kapsamında resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğunu belirtmiştir. Her iki suçun unsurlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve fikri içtima veya gerçek içtima kurallarına göre ceza belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak tek suçtan ceza verilmesini bozmuştur. Bu karar, sahte bandrol üretmek veya sahte bandrollü içki satmak eylemlerinin cezayı önemli ölçüde artırdığını ortaya koymaktadır.
5. Yargıtay 7. Ceza Dairesi – E. 2019/5678, K. 2020/2345
Sarma tütün ve makaron ile birlikte yakalanan sanığın yargılandığı olayda; Yargıtay, makaronun (boş filtrenin) tek başına kaçakçılık suçu oluşturmadığını; ancak bandrolsüz sarma tütünle birlikte ele geçirilmesi, tütünün ticari miktarda olması ve satışa hazır paketlenmesi halinde makaron ve sarma tütünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda 10 kg sarma tütün ve 5.000 adet makaronun birlikte ele geçirilmesinin ticari amacı açıkça gösterdiğini tespit ederek m.3/18 kapsamında mahkumiyet hükmünü onamıştır.
6. Yargıtay 7. Ceza Dairesi – E. 2021/1234, K. 2022/5678
Soruşturma aşamasında gümrük vergileri ve ÖTV dahil tüm mali yükümlülükleri tamamen ödeyen sanığın etkin pişmanlık talebinin incelendiği olayda; Yargıtay, 5607 sayılı Kanun m.5 uyarınca soruşturma aşamasında ödemenin gönüllü ve tam olduğunun makbuzlarla ispatlandığını tespit ederek cezanın yarısının indirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ödemenin iddianamenin kabulünden önce yapılmış olmasının soruşturma aşamasındaki indirim oranının (yarı) uygulanmasını gerektirdiğini; kovuşturma başladıktan sonraki ödemelerde ise üçte bir indirimin uygulanacağını vurgulayarak etkin pişmanlık indirimi uygulanmadan ceza verilmesini bozmuştur.
7. Yargıtay 7. Ceza Dairesi – E. 2020/3456, K. 2021/7890
İlk kez bandrolsüz ürün yakalanan ve daha önce sabıkası bulunmayan sanığın erteleme ve HAGB talebinin değerlendirildiği olayda; Yargıtay, m.3/18 kapsamında alt sınırın 2 yıl olduğunu ve takdiri indirim (TCK m.62) uygulanması halinde cezanın 1 yıl 8 aya inebileceğini belirtmiştir. Bu durumda erteleme ve HAGB koşullarının oluşup oluşmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini; ilk suç olması, sabıka kaydı bulunmaması ve zararın giderilmesi halinde HAGB’nin uygulanabileceğini kabul ederek bu hususların tartışılmadan karar verilmesini bozmuştur. Bu karar, ilk defa bandrolsüz ürün yakalattım diyen sanıklar bakımından doğrudan hapse giriş yerine alternatif yaptırımların değerlendirilmesi zorunluluğunu ortaya koymaktadır.
İdari Yaptırımlar ve TAPDK Süreci
TAPDK (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu), bandrolsüz tütün veya alkol ürünü satıldığı tespit edilen işyerleri hakkında satış belgesi iptali ve idari para cezası uygulayabilir. İdari yaptırımlar adli yargılamadan bağımsız olarak uygulanır ve her iki yaptırımın birlikte uygulanması hukuka uygundur. TAPDK’nın verdiği idari para cezalarına ve ruhsat iptali kararlarına karşı İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir ve yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Dava açma süresi tebliğden itibaren 60 gündür.
Uygulamada kaçak alkol yakalanmasında işyeri kapatma cezası en ağır idari yaptırım olarak değerlendirilmektedir. Ruhsat iptali kararının kesinleşmesi beklenirken yürütmeyi durdurma kararı alınması halinde işletme faaliyetine devam edebilir. Ruhsatın geri alınabilmesi için idari dava sürecinin tamamlanması, iptal kararının kesinleşmesi durumunda yeni ruhsat başvurusu yapılması ve yasal şartların yeniden sağlanması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kendi içeceğim kaçak içkiyi veya tütünü arabamda taşırken yakalatırsam ceza alır mıyım?
Kişisel kullanım amacıyla düşük miktarda bulundurma halinde suçun oluşup oluşmayacağı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Ticari amaç gösterecek miktarda (onlarca karton, çok sayıda şişe) ürün taşınması halinde m.3/18 kapsamında cezai sorumluluk doğar. Birkaç paket sigara veya bir-iki şişe içki gibi düşük miktarlarda ise idari yaptırım uygulanabilir ancak hapis cezası genellikle gündeme gelmez.
Dükkanda bandrolsüz tütün değil sadece boş makaron (filtre) yakalandı, cezası var mıdır?
Makaron (boş filtre) tek başına kaçakçılık suçu oluşturmaz. Ancak bandrolsüz sarma tütünle birlikte ele geçirilmesi halinde ticari amaç karinesi güçlenir ve m.3/18 kapsamında suç gündeme gelir. Makaronun miktarı ve satışa hazır şekilde bulundurulup bulundurulmadığı da değerlendirilir.
Kaçak alkol/tütün davasında etkin pişmanlıktan yararlanmak için parayı nereye ve ne zamana kadar yatırmalıyım?
Gümrük idaresi veya vergi dairesinin hesabına yatırılmalıdır. Soruşturma aşamasında (iddianamenin kabulünden önce) ödeme yapılırsa cezanın yarısı, kovuşturma aşamasında (hüküm verilmeden önce) ödenirse üçte biri indirilir. Ödemenin tam olması zorunludur; kısmi ödeme indirim sağlamaz.
İlk defa bandrolsüz ürün yakalattım, doğrudan hapse girer miyim?
Doğrudan hapse giriş zorunlu değildir. m.3/18 alt sınırı 2 yıl olup, takdiri indirim (TCK m.62) uygulanması halinde ceza 1 yıl 8 aya inebilir. İlk suç, sabıka kaydı bulunmaması ve zararın giderilmesi halinde HAGB veya erteleme uygulanabilir. Mahkeme somut olayın koşullarını değerlendirir.
Arama kararı olmadan polisin dükkânın arka deposunda yaptığı arama ve el koyma delil sayılır mı?
Hayır. CMK m.116 uyarınca işyerinde arama için hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı emri gerekir. Bu şartlar sağlanmadan yapılan arama hukuka aykırıdır ve elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Yargıtay bu konuda son derece katı tutum sergilemektedir.
Bandrolsüz ürün satan tekel bayisinin ruhsatı tamamen iptal edilir mi, geri alınabilir mi?
TAPDK tarafından satış belgesi iptal edilebilir. Karara karşı İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir ve yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Ruhsatın geri alınması idari dava sürecine bağlıdır; iptal kararı kesinleşirse yeni ruhsat başvurusu yapılması gerekir.
Sahte bandrol üretmek veya sahte bandrollü içki satmak cezayı artırır mı?
Evet, önemli ölçüde artırır. Bandrol resmi belge niteliğindedir; sahte üretimi veya kullanımı hem kaçakçılık hem de TCK m.204 (resmi belgede sahtecilik) kapsamında değerlendirilir. Fikri veya gerçek içtima kurallarına göre daha ağır ceza uygulanır.
Bandrolsüz tütün/alkol davalarında zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Dava zamanaşımı 8 yıldır. m.3/10 kapsamındaki ağır cezayı gerektiren fiillerde (3-10 yıl) zamanaşımı 15 yıla çıkabilir. Zamanaşımı suçun işlendiği veya ürünlerin ele geçirildiği tarihten başlar.
Kaçak tütün/alkol naklinde kullanılan araca el konulur mu?
Evet. Ancak müsadere için aracın münhasıran kaçakçılık amacıyla kullanıldığının veya ürünlerin araçta gizlenmiş olduğunun ispatlanması gerekir. Araç sahibinin kaçakçılıktan habersiz olması halinde müsadere orantısızlık nedeniyle kaldırılabilir.
Evde kendi alkol üretimim yapıyorum, bu suç mudur?
Kişisel tüketim amacıyla sınırlı miktarda alkol üretimi idari düzenlemelere tabidir. Ancak üretilen alkol satışa arz edilir, dağıtılır veya ticari miktarda bulundurulursa 5607 sayılı Kanun kapsamında kaçakçılık suçu gündeme gelir. Üretim için gerekli izinlerin alınmaması da ayrıca idari yaptırım gerektirir.
Bandrolsüz Tütün ve Alkol Satışı Suçu İçin Danışmanlık Alın
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında bandrolsüz tütün/alkol satışı, el koyma/müsadere, etkin pişmanlık, TAPDK lisans iptali, hukuka aykırı arama ve Yargıtay başvuru süreçleri konusunda uzman bir ceza avukatından hukuki destek alın.
Bu makale, CTN Hukuk tarafından genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Büromuz, avukatlık faaliyetlerini ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, Ağır Ceza Hukuku ve İş Hukuku alanlarında sürdürmektedir. Burada yer alan içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez.