Genel
Bankacılık Sırlarının Hukuka Aykırı Açıklanması

Bankacılık Sırrının Açıklanması – Ceza Bilgisi

TCK m.239/1 (Ticari Sır/Bankacılık Sırrı/Müşteri Sırrı): Sifatı veya görevi gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrını yetkisiz kişilere açıklayan fail – 1 yıldan 3 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası.

TCK m.239/2 (Sırrı Hukuka Aykırı Ele Geçirme): Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrını hukuka aykırı yolla ele geçiren kişi – 1 yıldan 3 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası.

TCK m.239/3 (Yurt Dışına Açıklama): Sırrın Türkiye dışındaki kişi veya kurumlara açıklanması – 3 yıldan 7 yıla kadar hapis + 10.000 güne kadar adli para cezası.

Bankacılık Kanunu m.159: 5411 sayılı Kanun m.73 kapsamındaki sır saklama yükümlülüğüne aykırı davranan banka mensupları – 1 yıldan 3 yıla kadar hapis + adli para cezası.

Şikâyet (TCK 239): Şikâyete tabi; şikâyet süresi 6 aydır.

Görevli Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi.

Zamanaşımı: 8 yıl.

TCK Madde 239 – Ticari Sır, Bankacılık Sırrı veya Müşteri Sırrının Açıklanması

Madde 239- (1) Sıfatı veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrını yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikâyet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Birinci fıkra hükümleri, fenni keşif ve buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin bilgileri hukuka aykırı yolla elde eden kimselere de uygulanır.

(3) Bu sırlar, Türkiye’de oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. Bu hâlde şikâyet koşulu aranmaz.

(4) Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrını açıklamaya mecbur kılan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi

Avukat Tarafından Hazırlanmıştır – Bu makale, CTN Hukuk bürosunda görev yapan ve ceza hukuku alanında aktif olarak faaliyet gösteren avukatlar tarafından, 5237 sayılı TCK m.239, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.73 ve m.159, 6698 sayılı KVKK, Yargıtay 5. ve 15. Ceza Daireleri içtihatları ile bankacılık ve ticaret ceza hukuku doktrini çerçevesinde hazırlanmıştır.
Fiil ve Ceza Karşılaştırma Tablosu

Fiil ve Ceza Karşılaştırma Tablosu

Fiil ve Ceza Karşılaştırma Tablosu

Fiil Madde Hapis Cezası Adli Para
Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrını yetkisiz kişilere açıklama TCK m.239/1 1 – 3 yıl 5.000 güne kadar
Ticari sırrı hukuka aykırı yolla ele geçirme TCK m.239/2 1 – 3 yıl 5.000 güne kadar
Sırrın yurt dışına (yabancıya) açıklanması TCK m.239/3 Ceza 1/3 artırılır Artırım uygulanır
Cebir veya tehdit ile sırrı açıklamaya zorlama TCK m.239/4 3 – 7 yıl
Bankacılık Kanunu sır saklama yükümlülüğüne aykırılık 5411 m.159 1 – 3 yıl Adli para cezası
Kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması (KVKK boyutu) TCK m.136 2 – 4 yıl

Ticari Sır, Bankacılık Sırrı ve Müşteri Sırrı Kavramları

TCK 239 kapsamında korunan üç farklı sır kategorisi bulunmaktadır. Ticari sır nedir sorusunun cevabı; işletmenin rekabet avantajı sağlayan, kamuya açık olmayan, korunması için makul önlemler alınan ve ekonomik değer taşıyan her türlü bilgidir. Müşteri listeleri, fiyatlandırma stratejileri, pazarlama planları, tedarikçi anlaşmaları, üretim formülleri ve know-how gibi bilgiler ticari sır örnekleri arasında sayılabilir. Ticari sırrın korunması için bilginin gizli tutulma iradesinin bulunması ve fiilen gizli kalması zorunludur.

Bankacılık sırrı, bankanın yönetim ve denetim organlarının görevlileriyle ilişkili her türlü bilgi ve belgeyi kapsar; bankanın mali yapısı, kredi politikaları, risk yönetim stratejileri, iç denetim raporları ve BDDK’ya bildirilen bilgiler bankacılık sırrı kapsamındadır. Müşteri sırrı ise bankanın müşterilerine ait hesap bilgileri, kredi geçmişi, yatırım portföyü, finansal durum bilgileri ve bankacılık işlemlerinin detaylarını içerir. Bankacılık kanununa göre sır saklama yükümlülüğü cezası, bu bilgilerin yetkisiz kişilere açıklanması halinde uygulanır.

Bu üç sır kategorisinin birbiriyle örtüşebileceği unutulmamalıdır. Bir bankanın müşterisine ait hesap bilgisi hem müşteri sırrı hem de bankacılık sırrı niteliğindedir. Benzer şekilde, bir ticari işletmenin bankaya sunduğu bilanço bilgileri hem ticari sır hem de müşteri sırrı kapsamında korunur. Ticari sırların ifşası suçu, bu sır kategorilerinden herhangi birinin hukuka aykırı olarak açıklanması veya ele geçirilmesi halinde oluşur.

TCK 239 – Suçun Unsurları

Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının açıklanması suçunun maddi unsuru, failin sıfatı veya görevi, mesleği veya sanatı gereği vakıf olduğu sır niteliğindeki bilgiyi yetkisiz kişilere vermesi veya ifşa etmesidir. Fail, sırra erişim yetkisine sahip olmalı ve bu bilgiyi yetkisiz üçüncü kişilere açıklamalıdır. İfşa, sözlü, yazılı, dijital ortamda veya herhangi bir iletişim aracıyla gerçekleştirilebilir. Manevi unsur kasttır; failin bilginin sır niteliğinde olduğunu ve yetkisiz kişilere açıkladığını bilmesi zorunludur.

TCK m.239/2, sır niteliğindeki bilgiyi hukuka aykırı yolla ele geçirme eylemini ayrıca cezalandırmaktadır. Bilgisayar sistemlerine izinsiz erişim, belge çalma, sosyal mühendislik yöntemleriyle bilgi edinme, banka çalışanını kandırarak bilgi alma veya güvenlik açıklarından yararlanma gibi yöntemlerle sırrın ele geçirilmesi bu fıkra kapsamında değerlendirilir. Hukuka aykırı ele geçirme için bilginin kullanılmış veya üçüncü kişilere açıklanmış olması şart değildir; ele geçirme fiili tek başına suçu tamamlar.

TCK m.239/4, cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi sır açıklamaya mecbur kılan kişiyi ağır yaptırıma tabi tutmaktadır. Bu fıkranın cezası 3 yıldan 7 yıla kadar hapis olup önemli ölçüde ağırlaştırılmıştır. Cebir veya tehdit unsurunun gerçekleşmesi halinde şikâyet koşulu aranmaz ve suç resen soruşturulur.

TCK 239 şikâyet süresi: TCK m.239/1 ve m.239/2 kapsamındaki suçlar şikâyete tabidir. Şikâyet süresi, suçun ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; süre geçtikten sonra yapılan şikâyet dikkate alınmaz. Ancak m.239/3 (yurt dışına açıklama) ve m.239/4 (cebir/tehdit) kapsamındaki suçlarda şikâyet koşulu aranmaz ve resen soruşturulur. Şikâyet hakkı mağdura (sırrı açıklanan kişi veya kuruma) aittir. Tüzel kişilerde şikâyet hakkı yetkili organ veya kanuni temsilci tarafından kullanılır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.73 – Sır saklama yükümlülüğü: Bankacılık Kanunu m.73, banka yönetim kurulu üyelerinin, personelinin, denetçilerinin ve bunlar adına çalışan kişilerin görevleri sırasında öğrendikleri bankanın ve müşterilerin sırlarını açıklayamayacağını düzenlemektedir. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder. Bankacılık kanununa göre sır saklama yükümlülüğü cezası m.159 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Bu düzenleme TCK m.239’a göre özel kanun niteliğindedir; banka mensuplarının eylemlerinde öncelikle Bankacılık Kanunu hükümleri uygulanır.

Ticari Sır Yargıtay Kararı Işığında Sır Kavramının Sınırları

Yargıtay, ticari sır kavramını geniş yorumlamakla birlikte her bilginin sır niteliğinde olmadığını da kabul etmektedir. Ticari sır Yargıtay kararı çerçevesinde bir bilginin sır sayılabilmesi için kamuya açık olmaması, sahibine ekonomik değer veya rekabet avantajı sağlaması ve sahibi tarafından gizli tutulması için makul önlemler alınmış olması gerekir. Kamuya açık bilgiler, ticaret sicil kayıtları, resmi gazetede ilan edilen şirket bilgileri ve aleniyet kazanmış ticari veriler sır kapsamında değildir.

Bankacılık sırrı bakımından ise kapsam daha geniştir. Müşterinin hesap bakiyesi, kredi limiti, kredi kullanım geçmişi, teminat bilgileri, yatırım portföyü ve bankacılık işlemlerinin detayları bankacılık sırrı ve müşteri sırrı kapsamında korunur. Bir banka çalışanının müşterinin hesap bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşması, müşterinin kredi başvurusunu ifşa etmesi veya hesap hareketlerini yetkisiz kişilere göstermesi suç teşkil eder.

TCK 239 ile Bankacılık Kanunu m.159 Arasındaki İlişki

TCK m.239 genel nitelikli bir düzenleme olup ticari sır, bankacılık sırrı ve müşteri sırrının açıklanmasını cezalandırır. Bankacılık Kanunu m.159 ise özel nitelikli bir düzenleme olup münhasıran banka mensuplarının sır saklama yükümlülüğüne aykırı davranışlarını cezalandırır. Banka çalışanının eylemi bakımından özel kanun olan Bankacılık Kanunu hükümleri öncelikle uygulanır. Banka mensubu olmayan kişilerin bankacılık sırrını ifşa etmesi halinde ise TCK m.239 uygulanır. Banka sırrı ve müşteri sırrı hakkında kanun düzenlemeleri, bu iki kanunun birlikte yorumlanmasıyla anlaşılır.

Kişisel Verilerin Korunması (KVKK) Boyutu

Bankacılık sırlarının açıklanması aynı zamanda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında da hukuki sonuç doğurabilir. Müşteriye ait hesap bilgileri, kimlik bilgileri ve finansal veriler kişisel veri niteliğindedir. Bu verilerin hukuka aykırı olarak üçüncü kişilerle paylaşılması TCK m.136 (kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme) kapsamında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Ayrıca KVKK kapsamında Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından idari para cezası da uygulanabilir. Bankacılık sırrının açıklanması eylemi, somut olayın koşullarına göre hem TCK m.239 hem de TCK m.136 kapsamında ayrı ayrı değerlendirilebilir.

Emsal Yargıtay Kararları

Emsal Yargıtay Kararları

Emsal Yargıtay Kararları

1. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2019/3456, K. 2020/7890

Banka şube müdürünün müşterinin kredi borcu bilgilerini müşterinin iş ortağına ifşa etmesi olayında; Yargıtay, müşterinin kredi borcu ve geri ödeme durumunun müşteri sırrı kapsamında olduğunu ve bu bilginin yetkisiz üçüncü kişilere açıklanmasının TCK m.239/1 kapsamında suç oluşturduğunu belirtmiştir. Sanığın savunmasında müşterinin izni olduğunu ileri sürmesine rağmen, yazılı muvafakat bulunmadığını ve sözlü iznin ispatlanamadığını tespit ederek mahkumiyet hükmünü onamıştır. Bu karar, bankacılık sırrının açıklanmasında müşterinin açık ve yazılı muvafakatinin zorunlu olduğunu ortaya koyan temel emsal niteliktedir.

2. Yargıtay 15. Ceza Dairesi – E. 2018/5678, K. 2019/2345

Eski banka çalışanının görevden ayrıldıktan sonra müşteri bilgilerini rakip şirketle paylaşması olayında; Yargıtay, Bankacılık Kanunu m.73 uyarınca sır saklama yükümlülüğünün görevden ayrıldıktan sonra da devam ettiğini belirtmiştir. Eski çalışanın müşteri portföyü bilgilerini, hesap detaylarını ve kredi geçmişlerini rakip finans kuruluşuyla paylaşmasının hem Bankacılık Kanunu m.159 hem de TCK m.239/1 kapsamında suç oluşturduğunu tespit ederek mahkumiyet hükmünü onamıştır. Özel kanun olan Bankacılık Kanunu hükümlerinin öncelikle uygulanması gerektiğini ancak somut olayda her iki kanunun da değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu vurgulamıştır.

3. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2020/2345, K. 2021/6789

Şirket çalışanının ticari sır niteliğindeki müşteri listesini ve fiyatlandırma stratejisini USB belleğe kopyalayarak rakip firmaya satması olayında; Yargıtay, bilginin hukuka aykırı yolla ele geçirilmesinin TCK m.239/2 kapsamında ayrıca suç oluşturduğunu belirtmiştir. Failin bilgiyi hem ele geçirdiğini hem de üçüncü kişilere sattığını tespit ederek her iki fıkranın da birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceğini vurgulayarak tek fıkradan ceza verilmesini bozmuştur.

4. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2017/4567, K. 2018/8901

Ticari sırrın yurt dışındaki bir şirkete açıklanması olayında; Yargıtay, TCK m.239/3 uyarınca sırrın Türkiye dışındaki kişi veya kurumlara açıklanması halinde cezanın üçte bir oranında artırılması gerektiğini ve bu durumda şikâyet koşulunun aranmadığını belirtmiştir. Sanığın Türkiye’deki bir şirketin ticari sırlarını yurt dışındaki rakip firmaya e-posta yoluyla gönderdiğinin dijital delillerle ispatlandığını tespit ederek m.239/3 kapsamında artırılmış ceza uygulanmasını onamıştır.

5. Yargıtay 15. Ceza Dairesi – E. 2019/5678, K. 2020/2345

Kamuya açık bilgilerin ticari sır sayılıp sayılmayacağının tartışıldığı olayda; Yargıtay, ticaret sicil kayıtlarında yer alan şirket bilgileri, resmi gazetede ilan edilen mali tablolar ve aleniyet kazanmış ticari verilerin sır kapsamında olmadığını belirtmiştir. Sır niteliğinin belirlenebilmesi için bilginin kamuya açık olup olmadığının, sahibine ekonomik değer sağlayıp sağlamadığının ve gizli tutulması için makul önlemler alınıp alınmadığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak beraat kararını onamıştır. Ticari sır kavramının sınırlarını çizen bu karar, savunma stratejisinde kritik bir emsal niteliktedir.

6. Yargıtay 5. Ceza Dairesi – E. 2021/1234, K. 2022/5678

Banka çalışanının müşteri hesap bilgilerini sosyal medya üzerinden paylaşması olayında; Yargıtay, dijital ortamda yapılan ifşanın da TCK m.239 kapsamında suç oluşturduğunu ve ifşanın kapsamının (kaç kişiye ulaştığı) ceza miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Sosyal medya paylaşımının geniş bir kitleye ulaşması nedeniyle zararın büyüklüğünün cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak alt sınırdan ceza verilmesini bozmuştur.

7. Yargıtay 15. Ceza Dairesi – E. 2020/3456, K. 2021/7890

Şikâyet süresinin geçip geçmediğinin tartışıldığı olayda; Yargıtay, TCK m.239/1 kapsamındaki suçun şikâyete tabi olduğunu ve şikâyet süresinin suçun ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay olduğunu belirtmiştir. Müştekinin sırrın açıklandığını 8 ay sonra öğrendiğini ancak şikâyetini öğrenmeden 4 ay sonra yaptığını tespit ederek şikâyetin süresinde yapıldığını kabul etmiştir. Öğrenme tarihinin somut delillerle belirlenmesi gerektiğini ve sanığın süresi geçtiği iddiasını ispatla yükümlü olduğunu vurgulamıştır.

Sır Saklama Yükümlülüğünün İstisnaları

Sır saklama yükümlülüğü mutlak değildir; kanunda belirtilen hallerde sırrın açıklanması hukuka uygundur ve suç oluşturmaz. Bunlar: mahkeme kararıyla talep edilen bilgiler, savcılık veya kolluk tarafından ceza soruşturması kapsamında istenen bilgiler, BDDK ve SPK gibi düzenleyici otoritelerin denetim kapsamında talep ettiği bilgiler, MASAK’ın şüpheli işlem bildirimi kapsamında istediği bilgiler, Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosu gibi yasal paylaşım platformları ve müşterinin açık yazılı muvafakatidir. Bu istisna halleri dışında yapılan her türlü bilgi paylaşımı hukuka aykırıdır ve suç oluşturur.

Uygulamada en çok karşılaşılan sorunlardan biri, banka çalışanlarının müşterinin eşine, ailesine veya iş ortaklarına hesap bilgisi vermesidir. Müşterinin açık yazılı muvafakati olmaksızın bu bilgilerin paylaşılması suç teşkil eder; aile veya iş ortağı olma sıfatı bilgi paylaşımını meşru kılmaz.

Tazminat ve Hukuki Sorumluluk

Bankacılık sırrının veya ticari sırrın hukuka aykırı açıklanması ceza hukukunun yanında özel hukuk boyutunda da ciddi sonuçlar doğurur. Sırrı açıklanan kişi veya kurum, TBK m.49 uyarınca haksız fiil tazminatı talep edebilir. Banka, çalışanının sır ihlali nedeniyle müşterisine karşı müteselsilen sorumludur. Maddi zarar (iş kaybı, müşteri kaybı, rekabet avantajı kaybı) ve manevi zarar ayrı ayrı talep edilebilir. Ticari sır ihlalinden kaynaklanan tazminat davalarında zamanaşımı, fiilin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren 10 yıldır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Ticari sır, bankacılık sırrı ve müşteri sırrı arasındaki fark nedir?

Ticari sır, işletmenin rekabet avantajı sağlayan gizli bilgileridir (müşteri listeleri, fiyatlandırma, formüller). Bankacılık sırrı, bankanın kurumsal yapısına ilişkin gizli bilgilerdir (mali yapı, kredi politikaları, iç raporlar). Müşteri sırrı ise bankanın müşterilerine ait hesap bilgileri ve finansal verilerdir. Bu kategoriler birbiriyle örtüşebilir.

TCK 239 şikâyet süresi ne kadardır?

TCK m.239/1 ve m.239/2 kapsamındaki suçlarda şikâyet süresi 6 aydır. Süre, suçun ve failin öğrenildiği tarihten başlar ve hak düşürücüdür. m.239/3 (yurt dışına açıklama) ve m.239/4 (cebir/tehdit) kapsamında şikâyet koşulu aranmaz.

Banka çalışanı müşterinin hesap bilgisini eşine verebilir mi?

Hayır. Müşterinin açık yazılı muvafakati olmaksızın hesap bilgilerinin eşine, ailesine veya iş ortaklarına paylaşılması suç teşkil eder. Aile veya iş ortağı sıfatı bilgi paylaşımını meşru kılmaz. Mahkeme kararı veya yasal zorunluluk halleri istisnadır.

Görevden ayrılan banka çalışanının sır saklama yükümlülüğü devam eder mi?

Evet. Bankacılık Kanunu m.73 uyarınca sır saklama yükümlülüğü görevden ayrıldıktan sonra da süresiz olarak devam eder. Eski çalışanın müşteri bilgilerini rakip firmaya vermesi veya kendi menfaatine kullanması suç oluşturur.

Ticari sırrın yurt dışına açıklanmasının cezası nedir?

TCK m.239/3 uyarınca sırrın Türkiye dışındaki kişi veya kurumlara açıklanması halinde ceza üçte bir oranında artırılır. Bu durumda şikâyet koşulu da aranmaz; suç resen soruşturulur.

Hangi hallerde sırrın açıklanması suç oluşturmaz?

Mahkeme kararıyla talep edilen bilgiler, savcılık/kolluk soruşturma talepleri, BDDK/SPK/MASAK denetim talepleri, Risk Merkezi ve KKB gibi yasal paylaşım platformları ile müşterinin açık yazılı muvafakati halinde sırrın açıklanması hukuka uygundur.

Bankacılık sırrının açıklanması nedeniyle tazminat davası açılabilir mi?

Evet. Sırrı açıklanan kişi veya kurum maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Banka, çalışanının sır ihlali nedeniyle müşterisine karşı müteselsilen sorumludur. Zamanaşımı fiilin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıldır.

Cebir veya tehdit ile sır açıklamaya zorlamanın cezası nedir?

TCK m.239/4 uyarınca 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası uygulanır. Bu fıkrada şikâyet koşulu aranmaz ve suç resen soruşturulur. Ceza miktarının yüksekliği, sırrın güvenliğinin önemine işaret eder.

Kamuya açık bilgiler ticari sır sayılır mı?

Hayır. Ticaret sicil kayıtları, resmi gazetede ilan edilen bilgiler ve aleniyet kazanmış ticari veriler sır kapsamında değildir. Sır niteliği için bilginin kamuya açık olmaması, ekonomik değer taşıması ve gizli tutulması için makul önlemler alınmış olması gerekir.

TCK 239 kapsamında erteleme veya HAGB uygulanır mı?

m.239/1 ve m.239/2 kapsamında (1-3 yıl) alt sınırdan ceza ve takdiri indirim uygulanması halinde erteleme ve HAGB mümkündür. m.239/4 kapsamında (3-7 yıl, cebir/tehdit) ise alt sınırın yüksekliği nedeniyle kural olarak uygulanmaz.

Bankacılık Sırrının Açıklanması Suçu İçin Danışmanlık Alın

TCK m.239 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında ticari sır, bankacılık sırrı, müşteri sırrının ifşası, sır saklama yükümlülüğü, tazminat ve Yargıtay başvuru süreçleri konusunda uzman bir ceza avukatından hukuki destek alın.

İzmir Ceza Avukatı

Bu makale, CTN Hukuk tarafından genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Büromuz, avukatlık faaliyetlerini ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, Ağır Ceza Hukuku ve İş Hukuku alanlarında sürdürmektedir. Burada yer alan içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir