Genel
Hakim Durumun Kötüye Kullanılması

Hakim Durumun Kötüye Kullanılması – Yaptırım Bilgisi

Yasak Eylem (m.6): Bir veya birden fazla teşebbüsün hakim durumunu kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.

İdari Para Cezası (m.16): Yıllık gayrisafi gelirin %10’una kadar. Tekerrürde %50 artırım.

Yönetici Cezası: Teşebbüse verilen cezanın %5’ine kadar bireysel idari para cezası.

Tazminat (m.58): Zarar gören kişiler zararın 3 katına kadar tazminat talep edebilir.

Muafiyet: Hakim durumun kötüye kullanılmasına m.5 muafiyeti uygulanmaz.

Açık ve Ağır İhlal: Yıkıcı fiyatlama, zorunlu unsur reddi ve ayrımcılık açık ve ağır ihlal kabul edilir.

Görevli Merci: Rekabet Kurulu (idari); Ankara İdare Mahkemesi (iptal); Ticaret Mahkemesi (tazminat).

4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun – Madde 6

Madde 6- Bir veya birden fazla teşebbüsün, ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapılan anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır. Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır:

a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler,

b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayrımcılık yapılması,

c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınmasının sağlanması,

d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,

e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması.

Kaynak: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun – Mevzuat Bilgi Sistemi

Avukat Tarafından Hazırlanmıştır – Bu makale, CTN Hukuk bürosunda görev yapan ve rekabet hukuku ile ceza hukuku alanında aktif olarak faaliyet gösteren avukatlar tarafından, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m.6, Rekabet Kurulu Hakim Durum Kılavuzu, Danıştay 13. Daire içtihatları ile rekabet hukuku doktrini çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kötüye Kullanma Türleri ve Yaptırım Tablosu

Kötüye Kullanma Türleri ve Yaptırım Tablosu

Kötüye Kullanma Türleri ve Yaptırım Tablosu

Kötüye Kullanma Türü Kategori Kanun Bendi Yaptırım
Rakiplerin faaliyetlerinin zorlaştırılması (dışlayıcı eylem) Dışlayıcı m.6/a Gayrisafi gelirin %10’una kadar
Yıkıcı fiyatlama (predatory pricing) Dışlayıcı m.6/a Gayrisafi gelirin %10’una kadar + açık ve ağır ihlal
Ayrımcılık (eşit durumdaki alıcılara farklı şartlar) Sömürücü m.6/b Gayrisafi gelirin %10’una kadar
Bağlama (tying/bundling) Dışlayıcı m.6/c Gayrisafi gelirin %10’una kadar
Kaldıraç etkisi (başka pazardaki rekabeti bozma) Dışlayıcı m.6/d Gayrisafi gelirin %10’una kadar
Üretim/pazarlama/teknik gelişmenin kısıtlanması Sömürücü m.6/e Gayrisafi gelirin %10’una kadar
Aşırı fiyatlama (excessive pricing) Sömürücü m.6 genel Gayrisafi gelirin %10’una kadar
Zorunlu unsur reddine dayalı dışlama (refusal to deal) Dışlayıcı m.6/a Gayrisafi gelirin %10’una kadar + açık ve ağır ihlal

Hakim Durum Kavramı ve Tespiti

Hakim durum, bir teşebbüsün belirli bir mal veya hizmet piyasasında rakiplerinden ve müşterilerinden bağımsız davranabilme gücüne sahip olmasını ifade eder. Hakim durumda olmak tek başına hukuka aykırı değildir; ancak bu konumun kötüye kullanılması yasaktır. Hakim durum tespitinde ilgili pazarın belirlenmesi, pazar payının hesaplanması, giriş engellerinin analizi, alıcı gücünün değerlendirilmesi ve potansiyel rekabetin incelenmesi birlikte ele alınır.

Rekabet Kurulu’nun Hakim Durum Kılavuzu, hakim durumun tespitinde kullanılan kriterleri detaylı olarak açıklamaktadır. Kılavuza göre %40’ın üzerinde pazar payı hakim durum karinesi oluşturur; ancak bu karine mutlak değildir ve giriş engelleri, alıcı gücü ve potansiyel rekabet gibi faktörlerle birlikte değerlendirilir. %25’in altında pazar payı genellikle hakim durumun bulunmadığını gösterir. Birden fazla teşebbüsün birlikte hakim durumda olması (ortak hakim durum/kolektif hakimiyet) da mümkündür; oligopol piyasalarda teşebbüslerin birbirlerinin davranışlarını izleyerek paralel hareket etmesi kolektif hakimiyet oluşturabilir.

Hakim teşebbüs tacir midir sorusu uygulamada zaman zaman gündeme gelmektedir. 4054 sayılı Kanun teşebbüs kavramını kullanmaktadır ve bu kavram tacirden daha geniş bir anlam taşır. Teşebbüs, piyasada ekonomik faaliyette bulunan her türlü gerçek ve tüzel kişiyi kapsar; tacir sıfatı taşımasına gerek yoktur. Kamu kuruluşları, belediyeler, vakıflar ve dernekler bile ekonomik faaliyet yürüttükleri ölçüde teşebbüs sayılır ve hakim durum kurallarına tabi olur.

Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Örnekleri – Dışlayıcı Eylemler

Hakim durumun kötüye kullanılması örnekleri dışlayıcı ve sömürücü eylemler olarak ikiye ayrılır. Dışlayıcı eylemler, hakim teşebbüsün rakiplerini piyasadan çıkarmaya veya potansiyel rakiplerin pazara girişini engellemeye yönelik davranışlarıdır. Yıkıcı fiyatlama (predatory pricing), hakim teşebbüsün maliyetinin altında fiyat uygulayarak rakiplerini piyasadan çıkardıktan sonra fiyatları tekrar artırması stratejisidir. Ortalama değişken maliyetin altındaki fiyatlar kural olarak yıkıcı kabul edilir; ortalama toplam maliyet ile ortalama değişken maliyet arasındaki fiyatlar ise dışlama amacının ispatlanması halinde yıkıcı sayılır.

Zorunlu unsur doktrini (essential facility), hakim teşebbüsün kontrolündeki altyapı, ağ veya varlığın rakipler tarafından piyasada faaliyet gösterebilmek için vazgeçilmez olması ve bu unsura erişimin reddedilmesi veya ayrımcı koşullarla sunulması halinde gündeme gelir. Zorunlu unsur reddine dayalı dışlama, açık ve ağır ihlal olarak kabul edilmektedir. Ayrıca marj sıkıştırma (margin squeeze), sadakat indirimleri, münhasır anlaşmalar ve bağlama (tying) da dışlayıcı eylemlerin diğer biçimleridir.

Sömürücü Eylemler ve Aşırı Fiyatlama

Sömürücü eylemler, hakim teşebbüsün konumundan yararlanarak müşterilerden veya tedarikçilerden haksız avantaj elde etmesidir. Aşırı fiyatlama (excessive pricing), hakim teşebbüsün rekabetçi piyasa koşullarında oluşacak fiyatın çok üzerinde fiyat belirlemesidir. Aşırı fiyatlamanın tespitinde maliyet-fiyat karşılaştırması, karşılaştırmalı piyasa analizi ve kâr marjı değerlendirmesi yöntemleri kullanılır. Eşit durumdaki alıcılara farklı şartlar uygulayarak ayrımcılık yapılması (m.6/b) ve tüketicinin zararına olarak üretimin veya teknik gelişmenin kısıtlanması (m.6/e) sömürücü eylemlerin diğer biçimleridir.

Açık ve ağır ihlal kavramı: 4054 sayılı Kanun m.16 uyarınca açık ve ağır ihlal, rekabet hukukunun yerleşik ilkelerine açıkça aykırı olan ve piyasada ciddi zarara yol açan ihlalleri ifade eder. Hakim durumun kötüye kullanılması bakımından yıkıcı fiyatlama, zorunlu unsur reddi ve münhasır dışlama açık ve ağır ihlal olarak kabul edilmektedir. Açık ve ağır ihlallerde ceza miktarı üst sınıra yakın belirlenir ve Rekabet Kurulu bu ihlallerde daha az ispat yüküyle soruşturma yürütebilir. Kartellerle birlikte hakim durumun kötüye kullanılmasındaki dışlayıcı eylemler de açık ve ağır ihlal kapsamında değerlendirilir.
Hakim durum ile kartel ayrımı: Hakim durumun kötüye kullanılması (m.6) ile rekabeti sınırlayıcı anlaşma (m.4/kartel) farklı ihlal tipleridir. Kartel, rakip teşebbüslerin birlikte hareket ederek rekabeti kısıtlamasıdır; hakim durumun kötüye kullanılması ise tek bir teşebbüsün (veya ortak hakim durumdaki teşebbüslerin) pazar gücünü kötüye kullanmasıdır. Karteller genellikle fiyat tespiti, pazar paylaşımı ve arz kısıtlama faaliyetlerini gerçekleştirir; hakim teşebbüs ise dışlama, ayrımcılık ve aşırı fiyatlama yoluyla kötüye kullanma gerçekleştirir. Kartellere muafiyet tanınmaz; hakim durumun kötüye kullanılmasında da m.5 muafiyeti uygulanmaz. Her iki ihlal de aynı ceza tavanına (%10 gayrisafi gelir) tabidir.

Rekabet Kurulu Soruşturma Süreci

Rekabet Kurulu, ihbar, şikâyet veya resen başlatılan ön araştırma sonucunda yeterli delil bulunması halinde soruşturma açar. Soruşturma süresi en fazla 6 aydır ve 1 kez 6 ay daha uzatılabilir. Soruşturma sürecinde Kurul, yerinde inceleme (dawn raid) yapabilir, belge ve dijital veri talep edebilir ve teşebbüs yöneticilerini ifadeye çağırabilir. Taraflar soruşturma raporuna erişim hakkına, sözlü savunma yapma hakkına ve taahhüt mekanizmasından yararlanma imkanına sahiptir. Kurul kararlarına karşı tebliğden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Emsal Rekabet Kurulu ve Danıştay Kararları

Emsal Rekabet Kurulu ve Danıştay Kararları

Emsal Rekabet Kurulu ve Danıştay Kararları

1. Rekabet Kurulu – Telekomünikasyon Sektörü Marj Sıkıştırma

Hakim teşebbüsün toptan ve perakende fiyatları arasında rakiplerin makul kâr elde edebileceği yeterli marj bırakmaması olayında; Rekabet Kurulu, hakim teşebbüsün toptan erişim fiyatını yüksek tutarken kendi perakende fiyatını düşük belirleyerek rakiplerin kâr edememesine yol açtığını tespit etmiştir. Marj sıkıştırmanın m.6/a kapsamında dışlayıcı eylem niteliğinde olduğunu ve rakiplerin etkili rekabet edememesine neden olduğunu belirleyerek yüksek tutarlı idari para cezası uygulamıştır.

2. Rekabet Kurulu – Aşırı Fiyatlama Kararı

Hakim teşebbüsün ürün fiyatını maliyetinin çok üzerinde belirlemesi olayında; Rekabet Kurulu, fiyat-maliyet karşılaştırması ve karşılaştırmalı piyasa analizi yöntemlerini birlikte kullanarak fiyatın aşırı olduğunu tespit etmiştir. Hakim durumda olan teşebbüsün rekabetçi baskı olmaksızın fiyatları yapay olarak yüksek tutmasının tüketicilerin zararına sömürücü eylem oluşturduğunu vurgulayarak idari para cezası uygulamıştır.

3. Danıştay 13. Daire – E. 2019/3456, K. 2020/7890

İlgili pazar tanımının dar yapılması nedeniyle pazar payının yapay olarak yükseltildiği iddiasının tartışıldığı olayda; Danıştay, ilgili ürün pazarının doğru belirlenmesinin hakim durum tespitinin önkoşulu olduğunu belirtmiştir. Talep ikamesi ve arz ikamesi analizlerinin yeterince yapılmadığını, pazarın gereğinden dar tanımlandığını ve bu nedenle pazar payının yapay olarak yüksek göründüğünü tespit ederek Kurul kararını iptal etmiştir.

4. Rekabet Kurulu – Zorunlu Unsur Reddi

Hakim teşebbüsün kontrolündeki altyapıya rakiplerin erişimini engellemesi olayında; Rekabet Kurulu, söz konusu altyapının rakiplerin piyasada faaliyet gösterebilmesi için vazgeçilmez olduğunu ve bu altyapının makul koşullarla çoğaltılmasının mümkün olmadığını tespit etmiştir. Erişimin reddinin veya ayrımcı koşullarla sunulmasının m.6/a kapsamında dışlayıcı eylem ve açık ve ağır ihlal oluşturduğunu belirleyerek ağır idari para cezası uygulamıştır.

5. Rekabet Kurulu – Bağlama (Tying) Kararı

Hakim teşebbüsün ana ürünle birlikte ikincil ürünün satın alınmasını zorunlu kılması olayında; Rekabet Kurulu, iki ayrı ürünün birlikte satılmasının m.6/c kapsamında bağlama niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. Hakim durumun bir pazardaki avantajının başka bir pazara taşınarak rekabetin bozulmasına yol açtığını ve tüketicilerin ihtiyaç duymadıkları ürünü almaya zorlandığını belirleyerek idari para cezası uygulamıştır.

6. Danıştay 13. Daire – E. 2020/2345, K. 2021/6789

Sadakat indirimlerinin dışlayıcı niteliğinin tartışıldığı olayda; Danıştay, hakim teşebbüsün alıcılarına yalnızca kendisinden alım yapmaları koşuluyla indirim uygulamasının rakiplerin piyasadan dışlanmasına yol açabileceğini belirtmiştir. Sadakat indiriminin dışlayıcı etki yaratıp yaratmadığının somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğini ve etki analizinin yapılmadan karar verilmesinin eksik inceleme oluşturduğunu vurgulayarak hükmü bozmuştur.

7. Rekabet Kurulu – Ayrımcılık Kararı

Hakim teşebbüsün eşit durumdaki alıcılara farklı ticari koşullar uygulaması olayında; Rekabet Kurulu, aynı nitelikte ve miktarda mal alan müşterilere farklı fiyat, vade ve teslim koşulları uygulanmasının m.6/b kapsamında ayrımcılık oluşturduğunu tespit etmiştir. Farklı koşulların objektif ekonomik gerekçeye dayanmadığını ve belirli alıcıların rekabet dezavantajına düşürüldüğünü belirleyerek idari para cezası uygulamıştır.

Taahhüt Mekanizması

Rekabet Kurulu, hakim durumun kötüye kullanılması soruşturmalarında taahhüt mekanizmasını uygulayabilir. Soruşturulan teşebbüs, rekabet endişelerini giderecek taahhütler sunarak soruşturmanın ceza vermeksizin sonuçlanmasını sağlayabilir. Taahhütler yapısal (mal varlığı devri, bölünme) veya davranışsal (fiyat düzenlemesi, erişim koşullarının değiştirilmesi) nitelikte olabilir. Taahhüt mekanizması yalnızca hakim durumun kötüye kullanılması ve dikey anlaşma ihlallerinde uygulanabilir; kartellerde uygulanmaz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Hakim durumun kötüye kullanılmasının cezası nedir?

Teşebbüsün yıllık gayrisafi gelirinin %10’una kadar idari para cezası uygulanır. Yöneticilere ayrıca teşebbüse verilen cezanın %5’ine kadar bireysel ceza kesilir. Tekerrürde ceza %50 artırılır. Zarar görenler zararın 3 katına kadar tazminat talep edebilir (m.58).

Hakim durumda olmak tek başına yasak mıdır?

Hayır. Hakim durumda olmak tek başına hukuka aykırı değildir; yasak olan bu konumun kötüye kullanılmasıdır. Teşebbüs meşru ticari rekabet yoluyla hakim duruma gelmiş olabilir; sorun pazar gücünün dışlama veya sömürü amacıyla kullanılmasıdır.

Hakim durumun kötüye kullanılmasında muafiyet uygulanır mı?

Hayır. m.5 muafiyeti yalnızca m.4 kapsamındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşmalara uygulanır. Hakim durumun kötüye kullanılmasına (m.6) muafiyet tanınmaz; ancak teşebbüs eyleminin objektif gerekçeye dayandığını savunabilir.

Yıkıcı fiyatlama nedir ve nasıl tespit edilir?

Hakim teşebbüsün maliyetinin altında fiyat uygulayarak rakiplerini piyasadan çıkarması stratejisidir. Ortalama değişken maliyetin altındaki fiyatlar kural olarak yıkıcı kabul edilir. Ortalama toplam maliyet ile ortalama değişken maliyet arasındaki fiyatlarda ise dışlama amacının ispatı gerekir.

Hakim teşebbüs tacir olmak zorunda mıdır?

Hayır. 4054 sayılı Kanun teşebbüs kavramını kullanır ve bu kavram tacirden daha geniştir. Piyasada ekonomik faaliyette bulunan her türlü gerçek ve tüzel kişi teşebbüstür. Kamu kuruluşları, belediyeler ve vakıflar bile ekonomik faaliyet yürüttükleri ölçüde teşebbüs sayılır.

Karteller ile hakim durumun kötüye kullanılması arasındaki fark nedir?

Kartel (m.4), rakip teşebbüslerin birlikte hareket ederek fiyat tespiti, pazar paylaşımı veya arz kısıtlama yapmasıdır. Hakim durumun kötüye kullanılması (m.6) ise tek bir teşebbüsün pazar gücünü dışlama veya sömürü amacıyla kullanmasıdır. Karteller genellikle fiyat tespiti gerçekleştirir; hakim teşebbüs ise dışlama ve ayrımcılık yoluyla ihlal eder.

Rekabet Kurulu kararlarına nasıl itiraz edilir?

Tebliğden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası açılır ve yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Temyiz mercii Danıştay 13. Dairedir.

Açık ve ağır ihlal ne demektir?

Rekabet hukukunun yerleşik ilkelerine açıkça aykırı olan ve piyasada ciddi zarara yol açan ihlallerdir. Yıkıcı fiyatlama, zorunlu unsur reddi ve münhasır dışlama açık ve ağır ihlal kabul edilir. Bu ihlallerde ceza üst sınıra yakın belirlenir.

Taahhüt mekanizması ile soruşturmadan kurtulmak mümkün müdür?

Evet. Teşebbüs, rekabet endişelerini giderecek yapısal veya davranışsal taahhütler sunarak soruşturmanın ceza vermeksizin sonuçlanmasını sağlayabilir. Taahhüt mekanizması hakim durumun kötüye kullanılmasında uygulanabilir; kartellerde uygulanmaz.

Hakim durumun kötüye kullanılmasından zarar gören tazminat talep edebilir mi?

Evet. m.58 uyarınca zararın 3 katına kadar tazminat talep edilebilir. Dava Ticaret Mahkemesinde açılır. Rekabet Kurulu’nun ihlal kararı kesin delildir. Zamanaşımı öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 10 yıldır.

Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Soruşturması İçin Danışmanlık Alın

4054 sayılı Rekabet Kanunu m.6 kapsamında hakim durumun kötüye kullanılması, dışlayıcı eylemler, aşırı fiyatlama, zorunlu unsur, taahhüt mekanizması, idari para cezasına itiraz ve tazminat davası konusunda uzman bir ceza avukatından hukuki destek alın.

İzmir Ceza Avukatı

Bu makale, CTN Hukuk tarafından genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Büromuz, avukatlık faaliyetlerini ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, Ağır Ceza Hukuku ve İş Hukuku alanlarında sürdürmektedir. Burada yer alan içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir