İçeriden Öğrenenlerin Ticareti (Insider Trading) – Bilgi Suistimali Suçu ve Cezası – 2026
Bilgi Suistimali (Insider Trading) – Ceza Bilgisi
Hapis Cezası (SPK m.106/1): İçsel bilgiyi kullanarak sermaye piyasası araçlarında işlem yapma – 3 yıldan 5 yıla kadar hapis.
Adli Para Cezası: Elde edilen menfaatin (kazanç veya kurtarılan zarar) 2 katından az olmamak üzere adli para cezası.
İçsel Bilgiyi Başkasına Verme (SPK m.106/2): İçsel bilgiyi yetkisiz kişilere veren veya işlem yapılmasını tavsiye eden kişi – aynı ceza uygulanır.
İdari Yaptırım: SPK tarafından geçici veya sürekli borsada işlem yasağı + idari para cezası.
İçeriden Öğrenenler Listesi: Halka açık şirketler, içsel bilgiye erişen kişilerin listesini SPK’ya bildirmekle yükümlüdür.
Görevli Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi.
Zamanaşımı: 8 yıl.
Menfaat Şartı: Suçun oluşması için menfaat elde edilmiş olması şart değildir; işlem yapılması yeterlidir.
6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu Madde 106 – Bilgi Suistimali
Madde 106- (1) Sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilere, doğrudan veya dolaylı olarak sahip olan ve henüz kamuya duyurulmamış bu bilgilere dayalı olarak sermaye piyasası araçları üzerinde işlem yapan kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak adli para cezasının miktarı, suçun işlenmesi suretiyle temin edilen menfaatin iki katından az olamaz.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan bilgileri başkalarına veren veya bu bilgilere dayalı olarak başkalarına alım satım tavsiyesinde bulunan kişiler de aynı şekilde cezalandırılır.
Kaynak: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Fiil ve Ceza Karşılaştırma Tablosu
| Fiil | Madde | Hapis Cezası | Adli Para |
|---|---|---|---|
| İçsel bilgiyi kullanarak sermaye piyasası aracında işlem yapma | SPK m.106/1 | 3 – 5 yıl | 5.000 güne kadar (menfaatin 2 katından az olamaz) |
| İçsel bilgiyi yetkisiz kişilere verme veya işlem tavsiyesi | SPK m.106/2 | 3 – 5 yıl | 5.000 güne kadar (menfaatin 2 katından az olamaz) |
| Piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon) | SPK m.107 | 2 – 5 yıl | 5.000 güne kadar |
| İçsel bilgiyi kullanma + örgütlü yapı | SPK m.106 + TCK m.220 | Artırım uygulanır | Artırım uygulanır |
| SPK idari para cezası | SPK m.103 | – | İdari para cezası (cezai yaptırımdan bağımsız) |
| Borsada işlem yapma yasağı | SPK idari tedbir | – | Geçici veya sürekli işlem yasağı |

Suçun Unsurları
İçeriden Öğrenenlerin Ticareti SPK m.106 – Suçun Unsurları
İçeriden öğrenenlerin ticareti SPK m.106 kapsamında bilgi suistimali suçu olarak düzenlenmiştir. Insider trading suçu ve cezası nedir sorusunun yanıtı, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106. maddesinde açıkça belirlenmiştir: içsel bilgiyi kullanarak sermaye piyasası araçlarında işlem yapan kişi 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve menfaatin 2 katından az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. Bilgi suistimali suçu unsurları değerlendirildiğinde, suçun oluşabilmesi için üç temel unsurun bir arada bulunması gerekir: içsel bilginin varlığı, bu bilginin kamuya açıklanmamış olması ve bilgiye dayalı olarak sermaye piyasası aracında işlem yapılması veya bilginin başkalarına verilmesi.
Suçun maddi unsuru, henüz kamuya duyurulmamış ve sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilere dayalı olarak borsa işlemi yapılması veya bu bilgilerin yetkisiz kişilere verilmesidir. Manevi unsur kasttır; failin bilginin içsel nitelikte olduğunu, kamuya açıklanmamış olduğunu ve bu bilgiye dayalı olarak işlem yaptığını bilmesi zorunludur. Taksirle işlenemez. Önemli bir husus olarak, suçun oluşması için failin menfaat (kâr) elde etmiş olması şart değildir; kamuya açıklanmamış bilgiyi kullanarak işlem yapmak tek başına suçu tamamlar. Zarar eden kişi de suç işlemiş sayılır.
Kamuya Açıklanmamış İçsel Bilgi Tanımı
Kamuya açıklanmamış içsel bilgi tanımı, suçun merkezinde yer alan en kritik kavramdır. İçsel bilgi, sermaye piyasası araçlarının değerini veya fiyatını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilecek nitelikte, henüz kamuya duyurulmamış, somut ve belirli bilgidir. Bu tanımın dört unsuru bulunmaktadır: bilginin somut ve belirli olması (söylenti veya tahmin yeterli değildir), sermaye piyasası aracının değerini etkileyebilecek nitelikte olması, henüz Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) veya benzeri resmi kanallarla kamuya duyurulmamış olması ve bilgiye makul bir yatırımcının yatırım kararında kullanacağı düzeyde önem atfetmesi.
İçsel bilgi kapsamında değerlendirilen tipik örnekler: birleşme, devralma veya ortaklık anlaşmaları; kâr/zarar rakamlarında beklentilerin çok üzerinde veya altında sapma; büyük sözleşme kazanımları veya kayıpları; yönetim kurulu değişiklikleri; sermaye artırımı veya azaltımı kararları; önemli davalar veya düzenleyici yaptırımlar; yeni ürün lansmanları veya patent kararlarıdır. Bilginin kamuya açıklanması, KAP üzerinden yapılan duyuru ile gerçekleşir; KAP bildirimi yapılmadan önce gerçekleştirilen her işlem potansiyel olarak bilgi suistimali kapsamındadır.
SPK İçeriden Öğrenenler Listesi ve Sorumluluk Çerçevesi
SPK içeriden öğrenenler listesi ve cezaları, sermaye piyasası düzenlemelerinin temel taşlarından biridir. Halka açık şirketler, içsel bilgiye erişen tüm kişilerin listesini oluşturmak, güncellemek ve SPK’ya bildirmekle yükümlüdür. Bu liste; yönetim kurulu üyelerini, genel müdür ve yardımcılarını, ilgili departman yöneticilerini, bağımsız denetçileri, mali müşavirleri, şirket avukatlarını ve içsel bilgiye herhangi bir nedenle erişen tüm personeli kapsar.
Listede yer alan kişiler, bilgi suistimaline ilişkin özel yükümlülüklere tabidir: yasak dönemlerde (mali tablo açıklanmadan önceki belirli süre) işlem yapma yasağı, şirket paylarında yaptıkları işlemleri SPK’ya ve kamuya bildirme yükümlülüğü ve içsel bilgiyi koruma sorumluluğu. Bu yükümlülüklere aykırı davranan kişiler hem SPK m.106 kapsamında cezai yaptırımla hem de SPK’nın idari para cezası ve işlem yasağı ile karşılaşır. Bir aracı kurumda çalışan uzmanların müşterilerine tüyo vermesi, bilgi suistimali kapsamında değerlendirilir ve SPK m.106/2 uyarınca cezalandırılır.
SPK İdari Yaptırımları ve İşlem Yasağı
SPK, bilgi suistimali tespit ettiğinde cezai soruşturma sürecinden bağımsız olarak idari tedbirler uygular. Bu tedbirler arasında borsada geçici veya sürekli işlem yapma yasağı, idari para cezası ve ilgili kişinin sermaye piyasası kurumlarında görev yapmasının yasaklanması yer alır. SPK’nın koyduğu borsa işlem yasağı kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir ve yürütmenin durdurulması talep edilebilir. İdari para cezası kararlarına karşı da aynı süre ve usulde İdare Mahkemesine başvurulur.
SPK, bilgi suistimali şüphesi tespit ettiğinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunur. Soruşturma ve kovuşturma sürecinde SPK’nın teknik raporu ve piyasa analizi önemli delil niteliğindedir. Ancak SPK raporu tek başına mahkumiyet için yeterli değildir; bağımsız bilirkişi incelemesi, borsa kayıtları, iletişim tespit tutanakları ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Emsal Yargıtay ve Mahkeme Kararları
Emsal Yargıtay ve Mahkeme Kararları
1. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2019/3456, K. 2020/7890
Halka açık şirketin yönetim kurulu üyesinin, şirketin büyük bir devralma anlaşması yapacağı bilgisini kamuya açıklanmadan önce kullanarak borsada yoğun alım yapması olayında; Yargıtay, devralma anlaşmasının içsel bilgi niteliğinde olduğunu, bu bilginin KAP duyurusundan önce kullanılmasının SPK m.106/1 kapsamında bilgi suistimali suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Sanığın işlem zamanlamasının devralma müzakerelerinin kritik aşamasına denk geldiğinin borsa kayıtları ve toplantı tutanaklarıyla ortaya konulduğunu tespit ederek mahkumiyet hükmünü onamıştır. Sermaye piyasası kanunu bilgi suistimali emsal kararlar arasında bu karar, içsel bilgi kavramının somut olaya uygulanmasını gösteren temel emsal niteliktedir.
2. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2018/5678, K. 2019/2345
Şirket çalışanının içsel bilgiyi eşiyle paylaşması ve eşin bu bilgiyi kullanarak borsa işlemi yapması olayında; Yargıtay, çalışanın SPK m.106/2 kapsamında içsel bilgiyi yetkisiz kişiye verme suçundan, eşinin ise m.106/1 kapsamında içsel bilgiyi kullanarak işlem yapma suçundan sorumlu olduğunu belirtmiştir. Çalışanın doğrudan borsa işlemi yapmamış olmasının m.106/2 kapsamındaki suçun oluşumunu engellemediğini, bilgi verme eyleminin tek başına suçu tamamladığını vurgulayarak her iki sanık hakkında da mahkumiyet hükmünü onamıştır.
3. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2020/2345, K. 2021/6789
Kamuya açıklanmamış bilgiyi kullanarak borsa işlemi yapan ancak zarar eden sanığın yargılandığı olayda; Yargıtay, SPK m.106 kapsamında suçun oluşabilmesi için failin menfaat elde etmiş olmasının şart olmadığını açıkça belirtmiştir. Kamuya açıklanmamış içsel bilgiyi kullanarak işlem yapmanın tek başına suçu tamamladığını, işlemin kâr veya zararla sonuçlanmasının suçun oluşumunu etkilemediğini vurgulayarak mahkumiyet hükmünü onamıştır. Bu karar, insider trading suçunda menfaat şartının aranmadığını ortaya koyan kritik bir emsal karardır.
4. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2017/4567, K. 2018/8901
Bağımsız denetçinin denetim sırasında öğrendiği içsel bilgiyi kullanarak şirket paylarında işlem yapması olayında; Yargıtay, bağımsız denetçinin mesleki görevi gereği içsel bilgiye erişen kişi sıfatıyla SPK m.106/1 kapsamında doğrudan fail olduğunu belirtmiştir. Denetçinin SPK içeriden öğrenenler listesinde yer alması gerektiğini ve yasak dönemde işlem yapma yasağını ihlal ettiğini tespit ederek mahkumiyet hükmünü onamıştır. Denetçinin mesleki sorumluluğunun cezai sorumluluğu ağırlaştıran unsur olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin yerinde olduğunu vurgulamıştır.
5. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2019/5678, K. 2020/2345
Aracı kurum çalışanının müşterilerine içsel bilgiye dayalı alım-satım tavsiyesinde bulunması olayında; Yargıtay, aracı kurumda çalışan uzmanların müşterilerine tüyo vermesinin SPK m.106/2 kapsamında bilgi suistimali suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Çalışanın doğrudan kendi hesabında işlem yapmamış olmasının sorumluluğunu kaldırmadığını, tavsiye verme eyleminin tek başına suçu tamamladığını ve müşterilerin elde ettiği menfaatin hesaplanarak adli para cezasının buna göre belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak hükmü onamıştır.
6. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2021/1234, K. 2022/5678
Haksız kazancın tamamını iade eden sanığın cezadan kurtulup kurtulamayacağının tartışıldığı olayda; Yargıtay, SPK m.106 kapsamında haksız kazancın iadesinin suçu ortadan kaldırmadığını, ancak TCK m.62 kapsamında takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebileceğini belirtmiştir. İade tutarının bilirkişi raporu ile kesin olarak tespit edilmesi ve iadenin gönüllü olması gerektiğini vurgulayarak insider trading davasında haksız kazancın iadesi meselesinin ceza miktarını etkileyen ancak cezasızlık sağlamayan bir unsur olduğunu kabul etmiştir.
7. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2020/3456, K. 2021/7890
SPK raporunun tek delil olarak esas alınarak mahkumiyet kurulması olayında; Yargıtay, SPK’nın teknik raporu ve piyasa analizinin önemli delil niteliğinde olduğunu ancak tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığını belirtmiştir. Bağımsız bilirkişi raporu alınması, borsa işlem kayıtlarının detaylı incelenmesi, iletişim tespit tutanaklarının değerlendirilmesi ve sanığın işlem motivasyonunun araştırılması gerektiğini vurgulayarak salt SPK raporuna dayanılarak hüküm kurulmasını bozmuştur.
İçsel Bilgiye Erişen Kişiler ve Fail Sıfatı
Bilgi suistimali suçunun faili herkes olabilir; ancak kanun, içsel bilgiye erişim yoluna göre farklı sorumluluk dereceleri öngörmektedir. Doğrudan erişenler: şirket yöneticileri, yönetim kurulu üyeleri, denetçiler ve pay sahipleri. Mesleki erişenler: şirket avukatları, mali müşavirler, bağımsız denetçiler, danışmanlar ve aracı kurum çalışanları. Dolaylı erişenler: yukarıdaki kişilerden bilgiyi alan ve suç oluşturacağını bilerek işlem yapan üçüncü şahıslardır. Dolaylı erişenlerin de aynı cezayla cezalandırılması, bilgi suistimalinin etkili şekilde önlenmesi amacına hizmet etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Şirket sırrını borsa işlemi yapmadan sadece arkadaşıma söylemek insider trading suçunu oluşturur mu?
Evet. SPK m.106/2 uyarınca içsel bilgiyi yetkisiz kişilere vermek tek başına suçu tamamlar. Bilgiyi alan kişinin işlem yapıp yapmaması veya menfaat elde edip etmemesi, bilgiyi verenin cezai sorumluluğunu etkilemez.
Kamuya açıklanmamış bilgiyi kullanarak borsa işlemi yapan ama zarar eden kişi ceza alır mı?
Evet. SPK m.106 kapsamında menfaat elde etmiş olmak şart değildir. İçsel bilgiyi kullanarak işlem yapmak tek başına suçu tamamlar. İşlemin kâr veya zararla sonuçlanması suçun oluşumunu etkilemez; ancak adli para cezasının hesaplanmasında dikkate alınır.
SPK m.106 bilgi suistimali suçunun hapis cezası ne kadardır ve ertelenebilir mi?
3 yıldan 5 yıla kadar hapis + menfaatin 2 katından az olmamak üzere adli para cezası uygulanır. Alt sınır 3 yıl olduğundan erteleme (2 yıl sınırı) kural olarak mümkün değildir. Takdiri indirim (TCK m.62) ile ceza 2 yıl 6 aya inerse tartışılabilir ancak uygulamada nadir görülür.
Kripto para borsalarında insider trading yapmanın cezai yaptırımı nedir?
Kripto varlıklar henüz SPK tarafından sermaye piyasası aracı olarak tanımlanmadığından, doğrudan SPK m.106 kapsamında değerlendirilememektedir. Ancak somut olayın koşullarına göre TCK kapsamında güveni kötüye kullanma veya nitelikli dolandırıcılık suçları çerçevesinde değerlendirilebilir. Kripto varlıklara yönelik yasal düzenlemeler gelişmektedir.
SPK’nın koyduğu borsa işlem yasağı kararına karşı nereye ve kaç gün içinde itiraz edilmelidir?
Tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Yürütmenin durdurulması da talep edilebilir. İdari para cezası kararlarına karşı da aynı süre ve usulde İdare Mahkemesine başvurulur.
Bir aracı kurumda çalışan uzmanların müşterilerine tüyo vermesi bilgi suistimali kapsamına girer mi?
Evet. İçsel bilgiye dayalı alım-satım tavsiyesinde bulunmak SPK m.106/2 kapsamında suç oluşturur. Çalışanın kendi hesabında işlem yapıp yapmaması önemsizdir; tavsiye verme eylemi tek başına suçu tamamlar. Müşterilerin elde ettiği menfaat adli para cezasının hesaplanmasında dikkate alınır.
Insider trading davasında haksız kazancın tamamını iade etmek cezayı tamamen ortadan kaldırır mı?
Hayır. Haksız kazancın iadesi suçu ortadan kaldırmaz; ancak TCK m.62 kapsamında takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir ve ceza miktarını etkileyebilir. İade tutarının bilirkişi raporu ile kesin tespiti ve gönüllü yapılması zorunludur.
Bilgi suistimali suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?
Dava zamanaşımı 8 yıldır. Zamanaşımı, işlemin gerçekleştirildiği veya bilginin verildiği tarihten başlar. Suçun tespit edilmesinin gecikmesi zamanaşımı başlangıcını etkilemez.
İçsel bilgi ile söylenti arasındaki fark nedir?
İçsel bilgi somut, belirli ve fiyatı etkileyebilecek niteliktedir. Söylenti ise doğrulanmamış, belirsiz ve spekülatif niteliktedir. Söylentiye dayalı işlem yapmak SPK m.106 kapsamında suç oluşturmaz; ancak söylentinin aslında içsel bilgiye dayandığının ispatlanması halinde değerlendirme değişir.
SPK raporu tek başına mahkumiyet için yeterli midir?
Hayır. SPK’nın teknik raporu önemli delil niteliğindedir ancak tek başına yeterli değildir. Bağımsız bilirkişi raporu, borsa işlem kayıtları, iletişim tespit tutanakları ve sanığın işlem motivasyonunun birlikte değerlendirilmesi gerekir.
İçeriden Öğrenenlerin Ticareti (Insider Trading) Suçu İçin Danışmanlık Alın
SPK m.106 kapsamında bilgi suistimali, içsel bilgi kullanımı, SPK işlem yasağı, idari para cezası ve Yargıtay başvuru süreçleri konusunda uzman bir ceza avukatından hukuki destek alın.
Bu makale, CTN Hukuk tarafından genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Büromuz, avukatlık faaliyetlerini ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, Ağır Ceza Hukuku ve İş Hukuku alanlarında sürdürmektedir. Burada yer alan içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez.