İcra ve İflas Hukuku
İcra Emrine Uymamak

İcra Emrine Uymamak – Ceza Bilgisi

Mal Beyanında Bulunmama (İİK m.76): 3 aya kadar tazyik hapsi (beyan yapılınca düşer, sabıkaya işlemez).

Taahhüdü İhlal (İİK m.340): 3 aya kadar tazyik hapsi.

Nafaka Borcunu Ödememe (İİK m.344): 3 aya kadar tazyik hapsi (her birikmiş dönem için ayrı).

Gerçeğe Aykırı Mal Beyanı (İİK m.338): 3 ay – 1 yıl hapis (adli sicile işler).

Alacaklıyı Zarara Uğratma Kastıyla Mevcudu Eksiltme (İİK m.331): 6 ay – 3 yıl hapis.

Şikâyet Süresi: Fiilin öğrenilmesinden itibaren 3 ay, her hâlde 1 yıl (İİK m.347).

Görevli Mahkeme: İcra Ceza Mahkemesi.

İtiraz Süresi: Kararın tebliğinden itibaren 7 gün.

İcra ve İflas Kanunu – İcra Emrine Uymama İlgili Hükümler

Madde 76: Mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Borçlu mal beyanında bulunduğu anda hapis sona erer.

Madde 340: İcra dairesinde yapılan taahhüdü makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.

Madde 344: Nafakaya ilişkin kararları yerine getirmeyen borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır.

Madde 331: Alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mevcudunu eksilten borçlu, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kaynak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi

Avukat Tarafından Hazırlanmıştır – Bu makale, CTN Hukuk bürosunda görev yapan ve icra-iflas hukuku ile ceza hukuku alanında aktif olarak faaliyet gösteren avukatlar tarafından, 2004 sayılı İİK m.76, m.331, m.337-344, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ve 19. Ceza Dairesi içtihatları ile icra ceza hukuku doktrini çerçevesinde hazırlanmıştır.

İcra Emrine Uymamak – Fiil ve Ceza Tablosu

Fiil Madde Ceza Adli Sicil
Mal beyanında bulunmama İİK m.76 3 aya kadar tazyik hapsi İşlemez
Gerçeğe aykırı mal beyanı İİK m.338 3 ay – 1 yıl hapis İşler
İcra taahhüdünü ihlal İİK m.340 3 aya kadar tazyik hapsi İşlemez
Nafaka borcunu ödememe İİK m.344 3 aya kadar tazyik hapsi İşlemez
Alacaklıyı zarara uğratma kastıyla mevcudu eksiltme İİK m.331 6 ay – 3 yıl hapis İşler
Aczine kendi fiiliyle sebebiyet verme İİK m.332 6 ay – 1 yıl hapis İşler
Çocuk teslimi kararına uymama İİK m.341 6 aya kadar tazyik hapsi İşlemez

İcra Emrine Uymamak Ceza Davası – Genel Çerçeve

İcra emrine uymamak ceza davası, borçlunun icra takibine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesinde açılan davalardır. İcra ceza davaları genel ceza davalarından farklı bir yapıya sahiptir: şikâyete bağlıdır, icra ceza mahkemesinde görülür ve yaptırımlar genellikle tazyik hapsi niteliğindedir. Tazyik hapsi bir zorlama aracı olup ceza niteliğinde değildir; borçlu yükümlülüğünü yerine getirdiği anda sona erer ve adli sicile işlemez.

İcra emrine uymamanın birden fazla görünüm biçimi bulunmaktadır: mal beyanında bulunmama, gerçeğe aykırı mal beyanı, icra taahhüdünü ihlal, nafaka borcunu ödememe, alacaklıyı zarara uğratma kastıyla mevcudu eksiltme ve çocuk teslimi kararına uymama. Her bir fiil farklı kanun maddesi kapsamında düzenlenmiş olup ceza miktarları ve hukuki sonuçları birbirinden farklıdır. Bu nedenle icra ceza davalarında suç vasfının doğru belirlenmesi savunma açısından kritik önem taşır.

İİK Mal Beyanında Bulunmama Tazyik Hapsi

İİK Mal Beyanında Bulunmama Tazyik Hapsi

İİK Mal Beyanında Bulunmama Tazyik Hapsi

İİK mal beyanında bulunmama tazyik hapsi, borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde mal beyanında bulunmaması halinde uygulanan zorlama aracıdır. İİK m.76 uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi kararı verilir. Tazyik hapsinin en önemli özelliği, borçlu mal beyanında bulunduğu anda hapsin kendiliğinden sona ermesidir. Borçlu cezaevindeyken bile mal beyanı dilekçesi vererek derhal serbest bırakılabilir. Tazyik hapsi adli sicile işlemez, sabıka kaydına geçmez ve memuriyete engel oluşturmaz.

Tazyik hapsinin kaldırılması ve itiraz süreci şöyledir: borçlu mal beyanında bulunarak hapsi sona erdirebilir; tazyik hapsi kararına karşı kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir; itiraz mercii asliye ceza mahkemesidir. Ayrıca 3 aylık azami sürenin dolmasıyla tazyik hapsi otomatik olarak düşer. Borcun tamamen ödenmesi veya icra dosyasının düşmesi halinde de tazyik hapsi sona erer.

İcra Taahhüdünü İhlal Suçu Şartları

İcra taahhüdünü ihlal suçu şartları, İİK m.340 kapsamında düzenlenmiştir. Borçlunun icra dairesinde alacaklının huzurunda veya alacaklının muvafakatiyle borcunu belirli taksitlerle ödemeyi taahhüt etmesine rağmen makbul bir sebep olmaksızın bu taahhüdü ihlal etmesi halinde 3 aya kadar tazyik hapsi uygulanır. Suçun oluşabilmesi için taahhüdün icra dairesinde ve usulüne uygun olarak yapılmış olması, taksit tutarlarının ve ödeme tarihlerinin net olarak belirlenmiş olması, borçlunun makbul bir sebep olmaksızın taahhüdü ihlal etmesi ve alacaklının şikâyette bulunması gerekir.

Taahhüdün geçerliliği savunma bakımından kritik bir konudur. Yargıtay, taahhüdün geçerli sayılabilmesi için borç miktarının, faiz oranının, taksit tutarlarının ve ödeme tarihlerinin açıkça belirlenmiş olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu unsurlardan herhangi birinin belirsiz bırakılması taahhüdün geçersizliği sonucunu doğurur ve tazyik hapsi kararı verilemez. Borçlunun ödeme gücünün sonradan ortadan kalkması, hastalık, doğal afet veya benzeri mücbir sebeplerin varlığı da taahhüdün ihlalinde makbul sebep olarak kabul edilebilir.

Nafaka Borcunu Ödememe İcra Ceza

Nafaka borcunu ödememe icra ceza davalarında en sık karşılaşılan suç tiplerinden biridir. İİK m.344 uyarınca nafakaya ilişkin mahkeme kararlarını yerine getirmeyen borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Nafaka borcunun her birikmiş aylık dönem için ayrı ayrı şikâyet hakkı bulunmaktadır; yani 6 aylık birikmiş nafaka borcu için 6 ayrı şikâyet yapılabilir ve her biri için ayrı ayrı 3 aya kadar tazyik hapsi kararı verilebilir.

Nafaka tazyik hapsinin ertelenmesi konusu uygulamada sıkça tartışılmaktadır. Tazyik hapsi bir ceza olmayıp zorlama aracı olduğundan TCK anlamında erteleme hükümleri uygulanmaz. Ancak borçlunun nafaka borcunu tamamen ödemesi halinde tazyik hapsi sona erer. Kısmi ödeme tek başına tazyik hapsini kaldırmaz; ancak icra ceza mahkemesi somut olayın koşullarını değerlendirerek karar verir. Nafaka borcunu ödeme gücünün bulunmaması savunması, borçlunun gerçekten ödeme yapabilecek durumda olmadığının somut delillerle ispatlanması halinde kabul görebilir.

Borçlunun alacaklıyı zarara uğratma kastı – İİK m.331: Borçlunun alacaklıyı zarara uğratma kastıyla mallarını gizlemesi, kaçırması, tahrip etmesi veya değerinden düşük bedelle devretmesi İİK m.331 kapsamında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Bu ceza tazyik hapsi değil, doğrudan hapis cezasıdır ve adli sicile işler. Suçun oluşabilmesi için borçlunun alacaklıyı zarara uğratma özel kastıyla hareket etmesi zorunludur. Salt malvarlığının azalması yeterli olmayıp, azalmanın kasıtlı olarak alacaklıdan kaçırma amacıyla gerçekleştirildiğinin ispatlanması gerekir. Yargıtay, kastın ispatında malın devir zamanlamasının, devir bedelinin piyasa değerinin altında olup olmadığının, devralan kişinin borçluyla yakınlık derecesinin ve devir sonrası borçlunun malvarlığı durumunun birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
İcra ceza mahkemesi şikâyet süresi: İcra ceza mahkemesi şikâyet süresi İİK m.347 uyarınca, şikâyete hakkı olan alacaklının fiilin gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 3 aydır ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıldır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; süre geçtikten sonra yapılan şikâyet reddedilir. Nafaka borcunda her birikmiş aylık dönem ayrı bir fiil sayıldığından, şikâyet süresi her dönem için ayrı ayrı hesaplanır. Taahhüdü ihlalde ise süre, taahhüdün ihlal edildiği tarihten başlar.

Tazyik Hapsi ile Hapis Cezası Arasındaki Farklar

Tazyik hapsi ve hapis cezası arasındaki ayrım, icra ceza davalarında en çok karıştırılan konudur. Tazyik hapsi bir zorlama aracıdır; yükümlülük yerine getirildiğinde sona erer, adli sicile işlemez, memuriyete engel olmaz ve erteleme/HAGB gibi ceza hukuku kurumları uygulanmaz. Hapis cezası ise ceza hukuku yaptırımıdır; belirlenen süre infaz edilir, adli sicile işler, memuriyete engel oluşturabilir ve erteleme/HAGB gibi kurumlar uygulanabilir. İİK m.76 (mal beyanında bulunmama), m.340 (taahhüdü ihlal) ve m.344 (nafaka ödememe) tazyik hapsi; İİK m.331 (mevcudu eksiltme), m.332 (aczine sebebiyet verme) ve m.338 (gerçeğe aykırı beyan) ise hapis cezası öngörmektedir.

Emsal Yargıtay Kararları

Emsal Yargıtay Kararları

Emsal Yargıtay Kararları

1. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – E. 2019/3456, K. 2020/7890

Ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği ve borçlunun mal beyanında bulunmama nedeniyle tazyik hapsine karar verildiği olayda; Yargıtay, usulsüz tebligat halinde 7 günlük mal beyanı süresinin başlamadığını ve tazyik hapsine karar verilemeyeceğini belirtmiştir. Tebligatın Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerine uygunluğunun resen araştırılması gerektiğini vurgulayarak usulsüz tebligata dayalı tazyik hapsi kararını bozmuştur.

2. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – E. 2018/5678, K. 2019/2345

İcra taahhüdünde borç miktarının ve faiz oranının net olarak belirlenmediği olayda; Yargıtay, taahhüdün geçerli sayılabilmesi için borç miktarının, faiz oranının, taksit tutarlarının ve ödeme tarihlerinin açıkça belirlenmiş olmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Belirsiz taahhüdün geçersiz olduğunu ve geçersiz taahhüdün ihlaline dayalı olarak tazyik hapsi kararı verilemeyeceğini vurgulayarak hükmü bozmuştur. İcra taahhüdünü ihlal suçu şartlarının titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyan temel emsal niteliktedir.

3. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – E. 2020/2345, K. 2021/6789

Nafaka borcunu ödemeyen borçlunun ödeme gücünün bulunmadığı savunmasının incelendiği olayda; Yargıtay, nafaka borçlusunun ödeme gücünün bulunmadığını somut delillerle ispatlaması halinde tazyik hapsi kararı verilemeyeceğini belirtmiştir. Borçlunun işsiz olduğunun SGK kaydıyla, malvarlığının bulunmadığının tapu ve araç tescil sorgusuyla ve gelirinin olmadığının banka kayıtlarıyla ispatlanması halinde ödeme güçsüzlüğünün kabul edilebileceğini vurgulayarak tazyik hapsi kararını bozmuştur.

4. Yargıtay 19. Ceza Dairesi – E. 2017/4567, K. 2018/8901

Borçlunun alacaklıyı zarara uğratma kastıyla taşınmazını eşine devretmesi olayında; Yargıtay, İİK m.331 kapsamında suçun oluşabilmesi için borçlunun alacaklıyı zarara uğratma özel kastıyla hareket etmesinin zorunlu olduğunu belirtmiştir. Devrin icra takibinden kısa süre sonra ve piyasa değerinin çok altında yapılmasının, alıcının borçlunun eşi olmasının ve devir sonrası borçlunun malvarlığının alacakları karşılayamaz hale gelmesinin kasıtlı mal kaçırma karinesini güçlü şekilde oluşturduğunu tespit ederek 1 yıl 6 ay hapis cezasını onamıştır.

5. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – E. 2019/5678, K. 2020/2345

Nafaka tazyik hapsinin her birikmiş dönem için ayrı ayrı uygulanıp uygulanamayacağının tartışıldığı olayda; Yargıtay, nafaka borcunun her birikmiş aylık dönemi ayrı bir fiil oluşturduğunu ve her dönem için ayrı şikâyet hakkı bulunduğunu belirtmiştir. Ancak aynı şikâyet dilekçesiyle birden fazla dönemin talep edilebileceğini ve mahkemenin her dönem için ayrı ayrı karar vermesi gerektiğini vurgulayarak tek tazyik hapsi kararı verilmesini bozmuştur.

6. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – E. 2021/1234, K. 2022/5678

Tazyik hapsi kararına itiraz süresinin geçip geçmediğinin tartışıldığı olayda; Yargıtay, icra ceza mahkemesi kararlarına karşı itiraz süresinin kararın tebliğinden itibaren 7 gün olduğunu belirtmiştir. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve süre geçtikten sonra yapılan itirazın reddedilmesi gerektiğini vurgulayarak süresinde yapılmayan itirazın reddini onamıştır.

7. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – E. 2020/3456, K. 2021/7890

Borçlunun tazyik hapsi süresince mal beyanı vermesi ve serbest bırakılması olayında; Yargıtay, tazyik hapsinin amacının borçluyu yükümlülüğe zorlamak olduğunu ve yükümlülük yerine getirildiğinde hapsin devamının hukuka aykırı olacağını belirtmiştir. Borçlunun cezaevinden verdiği mal beyanı dilekçesinin gecikmeksizin icra dairesine iletilmesinin ve derhal serbest bırakılmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak gecikmeyi hukuka aykırı bulmuştur.

İcra Takibinde Borçlunun Hakları

İcra takibinde borçlunun çeşitli hakları bulunmaktadır. Borçlu ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurabilir; itiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gündür. İtiraz ile birlikte icra takibi kendiliğinden durur ve alacaklının itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası açması gerekir. Borçlu ayrıca menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini isteyebilir. Haczedilen mallar üzerinde meskeniyet, geçim için zorunlu eşya, çalışma araçları gibi haczedilmezlik şikâyetlerinde bulunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İcra emrine uymamanın cezası nedir, hapis cezası var mıdır?

İcra emrine uymamanın sonuçları fiilin türüne göre değişir. Mal beyanında bulunmama, taahhüdü ihlal ve nafaka ödememe için 3 aya kadar tazyik hapsi (sabıkaya işlemez); gerçeğe aykırı mal beyanı için 3 ay-1 yıl hapis; alacaklıyı zarara uğratma kastıyla mevcudu eksiltme için 6 ay-3 yıl hapis uygulanır. Tazyik hapsi yükümlülük yerine getirildiğinde düşer; hapis cezası ise adli sicile işler.

Mal beyanında bulunmama tazyik hapsi nasıl düşürülür?

Mal beyanında bulunulduğu anda tazyik hapsi kendiliğinden düşer. Cezaevindeyken bile mal beyanı dilekçesi verilerek derhal serbest kalınabilir. Ayrıca 3 aylık azami sürenin dolmasıyla da otomatik olarak sona erer. Borcun ödenmesi veya icra dosyasının düşmesi de tazyik hapsini kaldırır.

Nafaka borcunu ödememekten dolayı çıkan tazyik hapsi ertelenebilir mi?

Tazyik hapsi ceza niteliğinde olmadığından TCK anlamında erteleme uygulanmaz. Ancak nafaka borcunun tamamen ödenmesi halinde tazyik hapsi sona erer. Ödeme gücünün bulunmadığının SGK, banka ve tapu kayıtlarıyla ispatlanması halinde tazyik hapsine karar verilmeyebilir.

İcra ceza mahkemesi kararlarına karşı itiraz süresi kaç gündür?

Kararın tebliğinden itibaren 7 gündür. İtiraz kararı veren mahkemeye yapılır ve itiraz mercii asliye ceza mahkemesidir. Bu süre hak düşürücü olup geçtikten sonra yapılan itiraz reddedilir.

İcra taahhüdünü ihlal suçu hangi şartlarda oluşur?

Taahhüdün icra dairesinde usulüne uygun yapılmış olması, borç miktarı, faiz, taksit tutarları ve ödeme tarihlerinin net olarak belirlenmiş olması, borçlunun makbul sebep olmaksızın ihlal etmesi ve alacaklının şikâyette bulunması gerekir. Bu unsurlardan biri eksikse suç oluşmaz.

Tazyik hapsi sabıka kaydına işler mi?

Hayır. Tazyik hapsi zorlama aracı olup adli sicile işlemez, memuriyete engel olmaz ve GBT sorgusunda görünmez. Ancak gerçeğe aykırı mal beyanı (m.338: 3 ay-1 yıl) ve mevcudu eksiltme (m.331: 6 ay-3 yıl) cezaları doğrudan hapis cezası olup adli sicile işler.

Alacaklı icra ceza şikâyetini ne zamana kadar yapabilir?

Fiilin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıl içinde şikâyette bulunulmalıdır. Nafaka borcunda her aylık dönem ayrı fiil sayıldığından süre her dönem için ayrı başlar. Süre hak düşürücüdür.

Ödeme emrine nasıl itiraz edilir?

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak itiraz edilir. İtiraz ile icra takibi kendiliğinden durur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası açması gerekir.

Usulsüz tebligat halinde tazyik hapsi kararı verilir mi?

Hayır. Usulsüz tebligat halinde 7 günlük mal beyanı süresi başlamaz ve tazyik hapsine karar verilemez. İcra ceza mahkemesi tebligatın usulüne uygunluğunu resen araştırmakla yükümlüdür. Usulsüz tebligata dayalı tazyik hapsi kararları Yargıtay tarafından bozulmaktadır.

Mal kaçırma kastıyla yapılan devir ne zaman suç oluşturur?

İİK m.331 kapsamında borçlunun alacaklıyı zarara uğratma özel kastıyla mallarını gizlemesi, kaçırması veya değerinin altında devretmesi halinde suç oluşur (6 ay-3 yıl hapis). Salt malvarlığının azalması yeterli olmayıp, kasıtlı kaçırma amacının ispatlanması zorunludur.

İcra Emrine Uymamak Davası İçin Danışmanlık Alın

İİK kapsamında icra emrine uymamak, mal beyanı, taahhüdü ihlal, nafaka tazyik hapsi, mal kaçırma ve itiraz süreçleri konusunda uzman bir ceza avukatından hukuki destek alın.

İzmir Ceza Avukatı

Bu makale, CTN Hukuk tarafından genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Büromuz, avukatlık faaliyetlerini ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, Ağır Ceza Hukuku ve İş Hukuku alanlarında sürdürmektedir. Burada yer alan içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir