Vergi Hukuku
Yetkili Mercilerin Talep Ettiği Defterleri İbraz Etmeme

VUK 359 – Yetkili Mercilerin Talep Ettiği Defter ve Belgeleri İbraz Etmeme Ceza Bilgisi

Hapis Cezası (VUK 359/a-1): Vergi müfettişinin istediği defterleri vermemenin cezası – 18 aydan 5 yıla kadar hapis.

Gizleme Tanımı: Varlığı noter tasdiki veya sair suretlerle sabit olan defter ve belgelerin inceleme sırasında yetkili kimselere ibraz edilmemesi gizleme sayılır.

İbraz Süresi: Defter ibraz süresi VUK uyarınca genellikle en az 15 gündür. Müfettiş ek süre verebilir.

Saklama Yükümlülüğü: İlgili yılı takip eden takvim yılından itibaren 5 yıl (VUK m.253).

Mali Yaptırım: Resen tarh + 3 kat vergi ziyaı cezası + gecikme faizi + özel usulsüzlük.

Mucbir Sebep: Yangın, sel, ağır hastalık gibi hallerde beraat mümkündür.

Şikâyet: Vergi Suçu Raporu ile resen soruşturulur.

Görevli Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi.

Zamanaşımı: 8 yıl.

HAGB / Erteleme: Alt sınır 18 ay olduğundan mümkündür.

VUK Madde 359/a-1 – Kanun Metni

Madde 359- a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) (…) defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler (varlığı noter tasdiki veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme demektir) hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Kaynak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi

Avukat Tarafından Hazırlanmıştır – Bu makale, CTN Hukuk bürosunda görev yapan ve ceza hukuku ile vergi ceza hukuku alanında aktif olarak faaliyet gösteren avukatlar tarafından, 213 sayılı VUK m.359, Yargıtay 11. ve 21. Ceza Daireleri ile Danıştay içtihatları çerçevesinde hazırlanmıştır.

Yetkili Mercilerin Talep Ettiği Defterlerin İbraz Edilmemesinde Suçun Oluşma Koşulları

Yetkili merciler (vergi müfettişleri, vergi denetmenleri, Maliye Bakanlığı denetim elemanları) tarafından talep edilen defter ve belgelerin yasal süre içinde ibraz edilmemesi VUK 359/a-1 kapsamında gizleme suçunu oluşturur. VUK 359 defter ve belge ibraz etmeme cezasının uygulanabilmesi için üç koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur: defter ve belgelerin varlığının noter tasdiki veya sair suretlerle sabit olması, yetkili mercilerin usulüne uygun tebligat ile ibraz talebinde bulunması ve mükellefin verilen süre içinde defterleri ibraz etmemesi. Vergi müfettişinin istediği defterleri vermemenin cezası yalnızca bu üç koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde uygulanır. Yetkili mercilerin kimler olduğu VUK m.135’te sayılmıştır: vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları ve idarenin görevlendirdiği diğer memurlar bu kapsamdadır.

Koşul / Sonuç Açıklama
Defterin varlığı Noter tasdiki veya sair suretlerle sabit olmalı; varlığı ispatlanamayan defter için gizleme suçu oluşmaz
Yetkili mercilerin ibraz talebi Vergi müfettişi, vergi denetmeni veya idarenin görevlendirdiği memur (VUK m.135) tarafından usulüne uygun yazılı tebligat ile talep edilmeli
İbraz süresi VUK uyarınca genellikle en az 15 gün; müfettiş ek süre verebilir
Hapis cezası 18 ay – 5 yıl (VUK 359/a-1)
Mali yaptırım Resen tarh + 3 kat vergi ziyaı cezası + gecikme faizi + özel usulsüzlük cezası
HMK sonucu (ticari dava) Karşı tarafın defterleri geçerli sayılır veya yemin teklifi aleyhe sonuçlanır
Saklama süresi İlgili yılı takip eden takvim yılından itibaren 5 yıl (VUK m.253)
Zamanaşımı Dava zamanaşımı 8 yıl

Yetkili Mercilerin İbraz Talebi, Süre ve Tebligat Usulü

Yetkili mercilerin talep ettiği defter ve belgelerin ibraz süresi VUK uyarınca genellikle en az 15 gündür; vergi müfettişi somut olayın koşullarına göre ek süre verebilir. Yetkili mercilerin ibraz yazısının usulüne uygun tebliği suçun oluşumu bakımından ön koşuldur; usulsüz tebligat halinde mükellef talepten haberdar olmadığından suç oluşmaz. E-tebligat kullanılıyorsa VUK m.107/A uyarınca muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır ve ibraz süresi bu tarihten başlar. Defter belge isteme yazısına cevap vermeme halinde verilen sürenin dolmasıyla birlikte suçun maddi unsuru tamamlanır.

E-Defter kullanıcılarında ibraz etmeme suçu: E-defter (elektronik defter) tutan mükellefler bakımından ibraz yükümlülüğü, dijital ortamda tutulan defterlerin vergi müfettişine elektronik ortamda veya çıktı olarak sunulmasını kapsar. GİB portalında saklanan e-defter verileri müfettiş tarafından erişilebilir olsa bile, mükellefin ibraz yükümlülüğü bağımsız olarak devam eder. Teknik arıza veya sistem hatası nedeniyle e-defterlerin sunulamaması halinde bunun mucbir sebep teşkil edip etmeyeceği somut olaya göre değerlendirilir.
Defter ve belgelerin zayi olması davası açma süresi: TTK m.82/7 uyarınca mükellefin zayi olan defter ve belgeler için ticaret mahkemesinde zayi belgesi davası açması gerekir. Dava, zayi olma tarihinden itibaren 15 gün içinde açılmalıdır. Zayi belgesi alınmış olması, defterlerin elde olmayan nedenlerle yok olduğunun resmi ispatıdır ve gizleme kastını ortadan kaldırabilir. Ancak zayi belgesi alınmamış olması tek başına gizleme kastını ispatlamaz; yine de savunma açısından ciddi dezavantaj yaratır.

Mucbir Sebep ve Beraat Koşulları

Defter ve belgeleri gizleme suçunda mucbir sebep savunması en güçlü beraat argümanlarındandır. VUK m.13’te sayılan yangın, yer sarsıntısı, su basması, kaza, ağır hastalık ve tutukluluk hallerinde defterlerin ibraz edilememesi kastı ortadan kaldırır. Yargıtay kararları ışığında beraat gerekçeleri: mucbir sebebin somut belgelerle ispatlanması (itfaiye raporu, hastane raporu, belediye tutanağı), zayi belgesi alınmış olması, tebligatın usulsüz yapılmış olması, defterlerin varlığının noter tasdiki veya sair suretlerle ispatlanamaması ve kastın kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamamasıdır.

Emsal Yargıtay Kararları

Emsal Yargıtay Kararları

Emsal Yargıtay Kararları

1. Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2019/3456, K. 2020/7890

Vergi incelemesi sırasında ibraz yazısının sanığın eski adresine tebliğ edildiği ve sanığın bu adreste ikamet etmediğinin kanıtlandığı olayda; Yargıtay, VUK 359/a kapsamında defter ibraz etmeme suçunun oluşabilmesi için ibraz yazısının usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasının zorunlu ön koşul olduğunu belirtmiştir. Usulsüz tebligat halinde mükellefin ibraz talebinden haberdar olmadığının kabulü gerektiğini ve suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek mahkumiyet hükmünü bozmuş ve beraat kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu karar, tebligatın usulüne uygunluğunun suçun oluşumundaki belirleyici rolünü ortaya koyan temel emsal kararıdır.

2. Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2018/5678, K. 2019/2345

İş yerinde çıkan yangın nedeniyle defter ve belgelerini ibraz edemeyen sanığın yargılandığı olayda; Yargıtay, itfaiye raporu ve belediye tespit tutanağıyla yangının gerçekliğinin ispatlandığını ve VUK m.13 kapsamında mucbir sebebin kabulü gerektiğini belirtmiştir. Ticaret mahkemesinden zayi belgesi alınmış olmasının gizleme kastını ortadan kaldırdığını ve defter ve belgeleri gizleme suçunda Yargıtay kararlarının mucbir sebep halinde beraat yönünde istikrarlı bir tutum sergilediğini vurgulayarak mahkumiyet hükmünü bozmuştur.

3. Yargıtay 21. Ceza Dairesi – E. 2017/4567, K. 2018/8901

Şirketin tasfiye edilmesinden sonra eski şirket müdürünün defter ibraz etmemeden yargılandığı olayda; Yargıtay, tasfiye sürecinde defter ve belgelerin tasfiye memuruna devredildiğinin devir tutanağıyla ispatlandığını tespit etmiştir. Devrin usulüne uygun yapıldığı hallerde eski kanuni temsilcinin ibraz yükümlülüğünün ortadan kalktığını ve sorumluluğun tasfiye memuruna geçtiğini belirterek eski şirket müdürü hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

4. Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2020/2345, K. 2021/6789

Defterlerin mali müşavir tarafından teslim edilmemesi nedeniyle mükellefin ibraz yükümlülüğünü yerine getiremediği olayda; Yargıtay, mükellefin defterlerin mali müşavirde olduğunu vergi müfettişine bildirmiş ve mali müşavirin adresini göstermiş olmasının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mükellefin defterleri teslim almak için somut girişimlerde bulunduğunun ve mali müşavire ihtarname gönderdiğinin ispatlanması halinde gizleme kastının oluşmayacağını kabul ederek eksik araştırmayla kurulan mahkumiyet hükmünü bozmuştur.

5. Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2019/5678, K. 2020/2345

Defterlerin varlığının noter tasdiki ile sabit olduğu ancak sanığın saklama süresinin dolduğunu savunduğu olayda; Yargıtay, VUK m.253 uyarınca ilgili yılı takip eden takvim yılından itibaren 5 yıllık saklama süresinin dolup dolmadığının titizlikle araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Saklama süresi dolduktan sonra ibraz yükümlülüğünün ortadan kalkacağını ve gizleme suçunun oluşmayacağını kabul ederek süre hesabı yapılmadan mahkumiyet kurulmasını bozmuştur.

6. Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2021/1234, K. 2022/5678

Sanığın defterleri inceleme aşamasında ibraz etmeyip mahkemede sunduğu olayda; Yargıtay, gizleme suçunun inceleme sırasında ibraz edilmemesiyle tamamlandığını ve sonradan mahkemeye sunulmasının suçun oluşumunu engellemediğini belirtmiştir. Ancak sonradan ibrazın TCK m.62 kapsamında takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebileceğini ve defter ibraz etmeme suçunda HAGB ve erteleme uygulamasının alt sınır 18 ay olduğundan teorik olarak mümkün olduğunu vurgulayarak ceza miktarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır.

7. Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2020/3456, K. 2021/7890

Defterlerin noter tasdikinin bulunmadığı ve varlığının başka hiçbir suretle ispatlanamadığı olayda; Yargıtay, VUK 359/a-1 parantez içi hükmünün açıkça defterlerin varlığının noter tasdiki veya sair suretlerle sabit olmasını şart koştuğunu belirterek noter tasdiki yaptırılmamış ve varlığı kanıtlanamamış defterler bakımından gizleme suçunun unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir. Defterin varlığının vergi dairesi kayıtları, Ba-Bs formları veya önceki dönem beyannameleri gibi kayıtlarla da sabit hale getirilebileceğini ancak hiçbir kayıtla ispatlanamayan defter bakımından beraat kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Resen Tarh ve KDV İndirimi Reddi

Defter ve belgelerin ibraz edilmemesi halinde vergi idaresi matrahi resen tarh eder. Resen tarhiyatta mükellefin KDV indirimlerinden yararlanması reddedilir; zira indirim hakkının kullanılabilmesi için faturanın ve defter kaydının ibraz edilmesi zorunludur. Gelir takdir komisyonunun kararı ile ceza mahkemesinin kararı birbirini doğrudan bağlamaz; ancak her iki merci de birbirinin tespitlerini dikkate alabilir. Takdir komisyonu kararına karşı vergi mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Şirket ortağı veya müdürü değiştiyse eski dönemin defterini ibraz etmemekten kim sorumludur?

Suçun işlendiği tarihteki (ibraz talebinin yapıldığı tarihteki) kanuni temsilci sorumludur. Sonradan değişen müdür veya ortak, ibraz talebi kendisine yöneltilmemişse sorumlu tutulamaz. Devir tutanağı ile defterlerin yeni temsilciye teslim edildiğinin ispatlanması halinde eski temsilcinin sorumluluğu ortadan kalkar.

Defterleri muhasebeci veya mali müşavir kaybettiyse veya vermiyorsa mükellef ceza alır mı?

İbraz yükümlülüğü birincil olarak mükellefe aittir. Ancak mükellefin defterlerin mali müşavirdeki olduğunu bildirmesi, ihtarname göndermesi ve teslim almak için somut girişimlerde bulunması halinde gizleme kastı oluşmayabilir. Mükellef, mali müşavire karşı tazminat davası açabilir ve suç duyurusunda bulunabilir.

Dijital (e-defter) kullanıcıları için defter ibraz etmeme suçu nasıl oluşur?

E-defter kullanıcılarının dijital ortamda tutulan defterleri vergi müfettişine elektronik ortamda veya çıktı olarak sunması gerekir. GİB portalında erişim mümkün olsa bile ibraz yükümlülüğü devam eder. Teknik arıza veya sistem hatası mucbir sebep olarak değerlendirilebilir.

Vergi incelemesinde defter ibraz etmeme suçunda zamanaşımı süresi kaç yıldır?

Dava zamanaşımı 8 yıldır. İbraz yazısının tebliğ edildiği ve ibraz süresinin dolduğu tarihten itibaren başlar. Vergi tekniği raporunun düzenlenme tarihi zamanaşımı başlangıcını etkilemez.

Geriye dönük kaç yılın defter ve belgeleri müfettiş tarafından talep edilebilir?

VUK m.253 uyarınca mükellefler defter ve belgeleri ilgili yılı takip eden takvim yılından itibaren 5 yıl süreyle saklamak zorundadır. Saklama süresi dolduktan sonra ibraz yükümlülüğü ortadan kalkar. Vergi incelemesinde genellikle zamanaşımı süresi (5 yıl) içindeki dönemler talep edilir.

Defter ibraz etmeme davasında beraat etmek hangi durumlarda mümkündür?

Mucbir sebebin somut belgelerle ispatlanması (yangın, sel, hastalık), zayi belgesi alınmış olması, tebligatın usulsüz yapılmış olması, defterlerin varlığının noter tasdiki ile ispatlanamaması, saklama süresinin dolmuş olması ve kastın ispatlanamaması beraat gerekçeleridir.

Gelir takdir komisyonu kararı ile ceza mahkemesinin kararı birbirini bağlar mı?

Doğrudan bağlamaz. Takdir komisyonu idari nitelikte bir organ olup kararları ceza mahkemesini bağlamaz. Ancak her iki merci de birbirinin tespitlerini dikkate alabilir. Takdir komisyonu kararına karşı vergi mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Defter ibraz etmeme suçunda HAGB ve erteleme uygulanır mı?

VUK 359/a-1 kapsamında alt sınır 18 ay olduğundan HAGB ve erteleme teorik olarak mümkündür. Takdiri indirim (TCK m.62) uygulanarak ceza düşürüldüğünde bu kurumlardan yararlanılabilir.

Vergi incelemesinde defter teslim etmeme hapis cezası paraya çevrilir mi?

Alt sınırdan (18 ay) ceza belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanması halinde ceza 1 yıl 3 aya inebilir. Bu durumda teorik olarak adli para cezasına çevirme tartışılabilir; ancak uygulamada nadirdir.

Defter ve belgelerin zayi olması davası hangi sürede açılır?

TTK m.82/7 uyarınca zayi belgesi davası, zayi olma tarihinden itibaren 15 gün içinde ticaret mahkemesinde açılmalıdır. Zayi belgesi, defterlerin elde olmayan nedenlerle yok olduğunun resmi ispatıdır ve gizleme kastını ortadan kaldırabilir.

Yetkili Mercilerin Talep Ettiği Defterleri İbraz Etmeme Suçu İçin Danışmanlık Alın

VUK Madde 359 kapsamında yetkili mercilerin talep ettiği defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, mucbir sebep savunması, zayi belgesi, mali müşavir sorumluluğu ve Yargıtay başvuru süreçleri konusunda uzman bir ceza avukatından hukuki destek alın.

İzmir Ceza Avukatı

Bu makale, CTN Hukuk tarafından genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Büromuz, avukatlık faaliyetlerini ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, Ağır Ceza Hukuku ve İş Hukuku alanlarında sürdürmektedir. Burada yer alan içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir